Gardenia, harabe olmuş saray duvarları ve yorgun yüzleriyle sanki sonsuz bir kış uykusundan uyanmaya çalışıyordu. Hava, hâlâ soğuktu ama James’in gözlerinde yanmaya başlayan umut ateşi, yeryüzünü ısıtacak kadar güçlüydü. Saraya dönüşü, halkın yüreklerinde bir kıvılcım yakmıştı; umut, korkunun yerini almaya başlamıştı. James ve Augusta, sarayın geniş avlusunda toplanan halka seslenirken, her kelimeleri birer zinciri kıran tokmak gibiydi. “Bugün buradayız çünkü kaybettiklerimiz için, acılarımız için, ama en çok da geleceğimiz için mücadele edeceğiz,” dedi James, sesi yankılanırken. “Charles’ın zulmü sona erdi. Artık kendi kaderimizi tayin edeceğiz.” Kalabalık alkışlarla karşılık verdi, ama o alkışların arasında gizlenmiş endişeler vardı. Charles’ın destekçileri hâlâ gölgelerde cirit atıyor

