“Kendisini güçlü sanan devletin gürültüsü her zaman yüksektir. Her emir, her karar, her yasak, görünmeyen bir ağırlık gibi omuzlara çöker, insanın ruhunu sessizce ezer. O gürültü yükseldikçe, bedenler boyun eğmenin çaresizliğiyle taşlaşır, o yükün altında ezildikçe daha da küçülür. Devletin gölgesi ise bu ağırlığın altında ezilenlerin üzerine, karanlık bir kabus gibi çöker.” “Kral olması gereken birine bakın,” dedi Charles, sesindeki alayı saklamadan, "Oturmuş boş işlerle uğraşıyor." Başımı elimdeki kitaptan kaldırıp kapıdan giren abime baktım. Sesindeki her bir nota, içindeki kızgınlığı açık ediyordu. Beni daima eksik bulduğu, görevlerimden kaçtığımı düşündüğü o küçümseyici tavır, bakışlarında bile kendini belli ediyordu. Kendi zihninde bir savaş açmıştı bana, ve bu savaşı tek başına sü

