"Ama sen merak etme, ben hissediyorum Yankı. Senin şu anda mezarımın başında nasıl acı çektiğini hissediyorum." Yankı'ya yazdığım mektubumun son cümleleri kulağıma dolduğunda hızla sesin geldiği yöne, Umut'a dönmüştüm. Sınıftaydım ve sınıfta benden başka hiç kimse yoktu. Sıramda adam gibi oturup bir şeyler karalarken yaşadığım şey bana reva mıydı? "Ne o intihar etmeyi falan mı düşünüyorsun?" alayla söylediği şeyler ve elinde salladığı dün yazdığım mektup... Hepsini okumuş muydu? Lan biraz özele saygı! Hayır anlamıyorum ben birinin bir şeyi düşse, üşenirim ve alıp okumam. Hatta belki üstüne basıp geçerim ama bunlarda hiçbiri kalmamış. Ne edep var ne ahlak! "İntihar mı? Katilim senin en yakın arkadaşınken, bu yaşadığım şeye intihar diyebiliyor musun?" sanırım günlerdir ciddiye aldığım

