"Nerede kaldınız abi" diye söylenen Berke'ye göz devirdim. Volkan Didem'in yanına oturup kolunu omuzuna atmıştı.
Cemre Berke'nin yanında oturuyordu. Doğukan da Gonca'nın yanına geçince baş köşeye geçip oturdum. Ne de olsa ben özelim ve baş köşeye oturmalıydım.
"Bu boktan kahvaltı fikri nereden çıktı?" diye sordum. "Teneffüs aralarında hayvan gibi o sikik tostu tıkınacağına adam gibi kahvaltı edeceksin. Bunun neresi kötü?" diye sordu Volkan.
"Saatin erkenliği canımı sıkmış olabilir mi?" diye sordum. "Tartışmayı bırakın da tıkının." dedi Gonca.
Gonca haklıydı. Madem uyanmıştım tartışmak yerine zıkkımlanmalıydım. "Rabia bu arada cepheye mi gidiyorsun?" diye sordu Cemre.
"Anlamadım?" dedim. "Her tarafından silah fışkırıyor da." diyen Cemre ile göz devirdim.
"Saat beş yönünde çay içiyormuş gibi yaparak bizi izleyen adamlardan sizi korumak için bu silahları yanıma aldım." dedim.
"Senin de mi dikkatini çekti?" diye soran Berke ile "Evet." dedim. "Hangimiz halledecek?" diye soran Doğukan ile ayaklandım.
Soğuk suyumu elime alarak adamın olduğu tarafa doğru yürümeye başladım. Adamın tam yanından geçerken suyu yanlışıkla (!) adam başından aşağı döktüm.
Adamdaki dinleme cihazından cızırtılı sesler gelmeye başlayınca bozulduğuna emin oldum ve adamın boğazına sarıldım.
Tek elimle adamın boğazını sıkarken "Kimin adamısın?" diye sordum. Adam cevap vermezken boğazını daha sıkarken cebimden çakımı çıkardım.
Çakım ile adamın yüzünü çizmeye başlayınca adam korkuyla "Tamam söyleyeceğim." dedi. Çakıyı yüzünden çekmeyerek "Söyle!" dedim.
Bizimkiler kafedeki bizim dışımızdaki iki üç kişiyi çıkartırken adam "Hakan abi yolladı." dedi.
"Bu adamın soyadı yok mu lan!" diye bağırdım. "Ben bilmiyorum." diyen adam ile boğazını sıkmayı bıraktım.
Adam öksürmeye başlayınca belimden silahımı çıkartıp kafasına tek el ateş ettim. Didem dehşetle "Adam konuşmuştu ne diye vurdun?" diye sordu.
"Böyle işleri bilmiyorken beni sorgulama!" dedim sinirle. Hiçbir şey bilmiyorken işime karışılmasından nefret ederdim.
"Adamın ifşa olduğunu anlamışlardır. Birazdan burada olurlar gitmeliyiz." dedi Volkan.
Hep birlikte kafeden çıkarken kafenin önünde siyah bir araba dikkatimi çekti. Arabaya daha dikkatli baktığımda içindekinin Yiğit olduğunu fark ettim.
Onu öldürmeliydim ama elim nedensizce silahıma gitmek istemiyordu. Azrail ilk kez bir adamı öldürmekte tereddüt etmişti.