~•~ Sabahın ilk ışıkları gözüme vurduğunda ağır ağır onları açmaya çalıştım. Vücudum öyle bir yorgundu ki saatler süren Şafak'ın antrenmanlarında bile bu denli bitkin düşmemişti. Kendime zaman tanıyarak biraz daha dinlenmeye çalıştım ama bir anlamı yoktu. Çünkü on saat bile uyusam Bu yorgunluğu gideremezdim. Gözlerimi açarak uzandığım yerden doğruldum ve etrafımı izlemeye başladım. Burası hem tanıdık hem de değildi. Kafam yerine gelmeye başlayınca Aykut'un evinde ve onun yatak odasında olduğumu anlamam uzun sürmemişti. Ayaklarımı yataktan sarkıtınca yeni farkına vardığım gerçeklikle dehşete düşmüştüm. Üzerimde sadece Aykut'un bir tişörtü vardı hem de en sevdiği film olan 'Pulp fiction' baskılı. Cidden sadece ona mı dikkat ettin? Mesela üzerini kimin- İç ses bir gram vicdanın varsa sus

