Taksi Mardin sınırından girdiğinde, benimde içimdeki ağırlık büyüdü biraz daha. Belki on defa aramıştı Cemil.. Neredeyim merak ediyor belli ki, ama açmadım telefonu.. Bilse Mardin’e tek geldiğimi durmazdı, takılırdı peşime, biliyorum.. Ama bugün son kez yalnızdım, son kez Şimâl’e emanetini teslim edip veda edeceğim. Hem Şimâl’e.. Hem sırtımdaki tüm yüklere.. Mezarlığın kapısından girdiğim gibi gözüm ilerideki kalabalığa kaydı.. Nihat Kozdağlının cenazesi için toplanmış onlarca insan.. “Hakkınızı helal ediyor musunuz?” dedi imam.. Buruk bir tebessüm ilişti dudaklarıma.. Hangi haktı helallik istenen..? Asıl helallik alınması gereken toprak altındaydı zaten.. “Haydi bakalım Nihat..ağa.. Hesabın kolay olmasın..” diyip döndüm arkamı. Daha bir kaç adım atmıştım ki, kalabalığın ara

