Öğle saatleriydi. Yataktaydım. Çıplaktım. Çıplaklığım umurumda değildi. Önemsediğim tek şey başıma saplanmış olan ağrıydı. Başım ağrıyordu. Hem de deli gibi. Büyük bir balyozla gelişine çakmışlar gibi hissettiğim için neredeyse sürünerek yataktan çıktım. Sağıma soluma bakmadan banyoya gittim. Ilık bir duş aldım ve bu sırada dün gece neler olduğunu anımsamaya çalıştım ama henüz o kısımlara erişim iznim yoktu. Dün olanlar hafızamda karanlık köşelere itilmişti. Bornozuma sarılı bir şekilde duştan çıktığımda kendimi çok daha iyi hissediyordum. Ağrı epeyce hafiflemişti. Saçlarımdan şıpır şıpır su akıyordu. İki elimde tıpkı bir çamaşır sıkıyor gibi sıktığım saçlarımı havluya sarıp içeri dolan kahve kokusunu takip ederek ilerlemeye başladım. Mutfağa girerken aklımda bana kahvaltı hazırlamış koc

