"Anne ben bu pencereyi hallettim. Hadi artık azat et beni. Daha gelmelerine iki gün var. Hadi artık lütfen." Annem beni duymamış gibi yapıp gümüşlüğün tozunu almaya devam etti. Yaklaşık dört saattir kesintisiz temizlik yapıyorduk ve anneme göre daha tonlarca iş vardı. Kollarımı ovuşturup mutfağa doğru ilerledim. Benden bu kadardı. Telefonum aklıma gelince mutfağın kapısından döndüm. Odama gidip yastığımın altındaki telefonumu açtım. Annem sabah odama paldır küldür dalmış telefonumu kapattırmıştı. Kayahan'la bugün hiç konuşmamıştık. Büyük ihtimalle onlarca mesaj atmıştı. Aradıklarını saymıyordum bile. Hemen telefonumu açtım. Ama gördüğüm manzara karşısında ağzım bir karış açık kaldı. Ne bir mesaj vardı ne de bir arama. Sadece dün gece attığı 'iyi geceler.' mesajı duruyordu. Arayıp arama

