Çalan telefonumla birlikte okuduğum kitabı kenarı bıraktım ve telefonu aldım elime. Berdan arıyordu. Telefonu açıp kulağıma koydum. "Yarım saat içinde hazır ol." Cevap dahi veremeden telefon kapanmıştı. Kaşlarımı çatıp anlam vermek istesem de Berdan'a anlam vermek mümkün değildi. Nereye gideceğimize dair zerre fikrim yokken rahat fakat dolaplarda bir bir gezindi gözlerim ve sonunda aldım elime birini. Bu elbiseyi giydiğimde, sanki geceyle bütünleşiyorum. Siyahın o derin, gizemli havası tenimde yankı buluyor. Hafifçe dalgalanan tül kollarım, rüzgârda usulca dans eden duygularım gibi… Her adımda içimdeki zarafeti dışarı taşıyorum. Belki fark edilmek değil niyetim, ama biri göz göze gelirse, kalbimin siyah bir elbise içinde ne kadar kırılgan ama ne kadar güçlü attığını anlayabilirdi. Elbis

