"Gerçeklerin üzerine dökülen her beton, altında sakladığı canların nefesiyle elbet bir gün çöker." Yazarın anlatımından devam..... Işık, odasına doğru adeta bir fırtına gibi eserken zihni darmadağındı. Karan’ın o zehirli bir ok gibi fırlattığı, "Gerçek kimliğin ortaya çıktı," iması beyninin içinde zonkluyordu. “Eğer deşifre olursam,” diye geçirdi içinden, yumruklarını sıkarak. “İki senedir tırnaklarımla kazıyarak izini sürdüğüm, bebekken satılan o iki kardeşimi bulma ihtimalim sıfıra iner.” Oysa onlara ulaşmasına, kokularını duymasına ramak kalmıştı! Babaannesiyle Trabzon’a gitme planları yaparken yollarını kesen o kanlı pusu... Albay Yılmaz’ın bizzat yürüttüğü o gizli araştırma sonucu öğrenmişti ki; o saldırı rastgele bir terör eylemi değil, bir susturma operasyonuydu! Birileri, Işık’ı

