Tanışma

991 Kelimeler
Bugün için bir akşam yemeği ayarladım, yemekte iki yakın dostum olarak gördüğüm Carl ve Karen bir de Amor’un erkek kardeşi Alucard olacaktı. İlk defa arkadaşlarımla tanıştıracağım için heyecanlıydı aslında benim dışımda iki vampirle daha tanışacak olması fikri onu heyecanlandırmıştı. Arkadaşlarım içinde zor olacaktı bu yemek insanların arasına fazla girmemeye çalışıyorlardı, henüz yeni birer vampir olduklarından bu durum onları biraz olsun zorlayacaktı. Akşam için şık bir restoranda beş kişilik masa rezerve ettirmiştim. Kırmızı et yemeye bayılıyordum, az pişmiş kalın bir biftek. Akşam için birkaç parça kıyafet aldım, nereye gidersem gideyim şıklığımdan ödün asla vermiyordum. Tabi öyle filmlerden fırlama vampirler gibi değil şıklık terimi sizlerde ne ifade ediyorsa benim için de öyle. Bu esnada Amor Alucard ile konuşmuş gelemeye ikna etmişti beni sevdiğinden ikna etmesi uzun sürmemişti. Romantik bir adamdı Amor, ben hazırlanırken dışardan yeni gelmişti, zarif minik bir kolye almıştı bu benim vahşiliğime aykırıydı ama çok beğenmiştim kolyeyi boynuma taktı ve saçlarımı düzelttim. Gümüş renkte, minik bir kalp simgesi vardı üzerinde. Renkler bizim için anlamları olan birer parçalardı. Gideceğimiz yere göre ya da duygu durumumuza göre renk seçerdik. Kırmızı: Ateş ve kan rengidir ve bu sebeple savaş, tehlike, güç, kuvvet, aşk ve tutkuyu simgeler. Duygusal olarak bir çok çağrışımda bulunan bir renktir kırmızı. Solunum hızını arttırır. Turuncu: Hiç sevmediğim bir renk olmasına rağmen anlamından dolayı kullanmak zorunda kaldığım renklerden bir tanesidir. Şevk, mutluluk, kararlılık, yaratıcılık ve başarıyı simgeler. Sarı: En çok kaçındığım renk. Tıpkı turuncu gibi neşe, mutluluk, zeka ve enerji gibi kavramlarla bağdaştırılır. Yeşil: Doğanın rengidir. Uyum, tazelik ve üretkenlik kavramlarını çağrıştırır. Aynı zamanda güven duygusu verir. Mavi: Denizin ve gökyüzünün rengidir. Huzur verir, güven, sadakat, maneviyat gibi kavramları çağrıştırır. Mor: Mavinin durağanlığı ve kırmızının enerjisini birleştirir. Asalet ve ciddiyeti yansıtır. En sevdiğim renklerden bir tanesidir. Siyah: Güç, zarafet, resmiyet, ölüm ve gizem gibi kavramları çağrıştırır. Beyaz: Mükemmelliğin rengidir. Aynı zamanda iyilik, saflık ve güzellikle bağdaştırılır. Bu yüzden beyaz saten bir elbise giymiştim. Saten giymeyi seviyordum. Fermuarımı çekmesini rica ettim Amor dan, bir parmağıyla sırtıma dokunarak yavaşça yukarıya doğru çekti. Bir anın uzun sürmesini bu kadar isteyebilirdim. Artık hazırdık, yola çıktık restorana vardığımızda buluşma saatimize yarım saat vardı bizde şarap söyledik ve biraz muhabbet ettik. Her kesin farklı güçleri olduğunu biliyordu arkadaşlarımın güçlerini sordu bana. Carl ve Karenin güçlerinden bahsettim, Amor kendine has bir adamdı yani bilerek yaptıklarından ya da yapmadığı hiç bir şeyden pişmanlık duymuyordu. İlk bizim çocuklar geldi yanımıza hemen arkalarından Alucard gelmişti. Tanışma merasimi bittikten sonra yemeklerimizi söyledik, oldukça güzel ve eğlenceli bir masa olmuştu. Herkesin ağzı kulaklarındaydı. Alucard Karenden etkilenmişti konuşurken heyecanlanıyor, derin nefes alıp veriyor ve terliyordu. Karen güzel kadındı fakat Alucard a göre biraz büyük bir kadındı ama ne yazık ki zevkler ve renkler tartışılmaz diye bir söz var ve çok doğru. Kızım bu adamlar sen mekana girdiğimden beri seni izliyorlar zaten dedi ve omuzlarına titrettin. Kaşlarımı çatıp yüzümü buluşturdum ve adamlar diye sordum. Gözde bir de nokta üst kattaki tüm erkekler Özellikle de yeşil ve sarı saçlı olanlar dedi kaşlarını aşağı yukarı hareket ettirerek vallahi ben ikisiyle de yatmadım O yüzden hangisi daha iyi bilmiyorum ama bence bu gece yiğit çocuk sen geldiğinden beri kıçını yırttı seni almak için hak etti yani söyledikleri üstüne kocaman açılmış gözleri yanına oturdum ve ellerini kaldırıp ağır ağır alkışlamaya başladı Bravo diyordu diğer yandan da nokta bense hoş gözlerle ona bakmaya devam ediyordum. O tepki vermediğimi farkedince bir kahkaha daha attı ve elini omzuma attı git bir şeyler işte gevşek kız nokta aşağıdaki melek yüzlü şeytanı sevdim ben geri getir onu nokta dedi bu sefer yüksek sesle nokta gözlerim ona kayınca onun da sırtına gördüm kötü bir kadın olman neden bu kadar hoşlarına gitmişti anlayamamıştım doğrusu ama itiraf etmem gerekirse benim de hoşuma gitmişti. Yılların acısını çıkarıyor gibi hissetmiştim kendime. O ayağa kalktı ve beni elleriyle omzumdan dürtük göz kalktıktan sonra diğerine doğru öpücük attı ve gitti. Bir süre arkasından bakmış tanımadığın bir adamla sarmaş dolaş çıkışını izlemiştim. Sonra da gözlerine diğerine çevirdim. Aralıksız beni izliyordu ve bundan hiç Ara hatsız değildim. Boşbakan bakışlarına aynı şekilde karşılık verdim. Lakin bakışmamız ın devam ettikçe edeceğini farkettiğimde gözlerime ondan ayırdım. Sessizce önündekileri yemeye başlamıştı ve diğeri arada bana eşlik ediyordu. Pardon, eşek dedim. Kendime aldığım atıştırmalıklar dan yürütüyordu. Bu beni sinir etmiş olsa da ses çıkarmamış tın ve sessizliği bozmadan yemeğe devam etmiştim. Tuvalete gidip geleyim öyle devam edelim. Diyerek gergin bir tavırla yerimden kalktın ve kıza gülümseyen bir yüzle orada bırakıp dans pistinin etrafında dönen çocuğa doğru ilerledim. Gözlerim merak ve etrafta geziniyordu. Tekerlek ise bana meraklı gözlerle bakıyordu. Sonra birçok kişi vardı bu partide zaten hepsini ismini bilmiyordum diğer çocuk vücudumu izleyen gözlerle çevirdi gözlerini kız buradayken bu kadar rahat hareket edebiliyor olmasa sinir bozucu uydu belliydi kızla ikisi sevgiliydi ler ama oğlan çok rahattı be. kız sonunda elindeki bardağı yerine bırakınca aniden yerinden kalktım ve çocuğun üstüne çıkıp bacaklarını iki yana açarak bacaklarını oturdum. Kız sesli bir nefes verirken bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Elindeki hiç yudumlama the bardağı alıp kızı bıraktığı bardağın yanına bıraktım ve dudaklarımı oğlanın dudaklarına bastırıp onu öpmeye başladım. Çocuğun ismi hatırımda değil fakat b ile başladığı kesin de fırsatı Hiç kaçırmadan ellerini kalçama yerleştirip karşılık verdiği sıra biri omzumdan beni geriye ettiğinden dudaklarımız birbirinden ayrılmıştır. Gözlerim omzuna elini koymuş bana öfke ile bakan kaza döndü. Sen ne yaptığını sanıyorsun? Diye bağırdı bana. Kıtır dedim ve bacak aranı çocuğun bacaklarına sürdüm ne yapıyorum dedim kadınsı ve seksi bir tanıyla nokta çocuk iğne ve kalçamdaki eliyle kalçanı sıktı. Kız öfke ile beni yeniden bitince çocuğun üstünden kalkmakzorunda kalmıştım. Hemen arkanda kalan sehpaya oturdum ve bacak bacak üstüne atıp kalça ne kadar açılmış eteğimi düzeltmeden oturmaya devam ettim. Çocuk gözlerine bakarak elini önce bacaklarımda sonra da karnımda gezdirdim sonra parmaklarım gösterime avuçladı ve belli etmeden cnm sıkıştırdım ilacı aldım. Ellerimi bedenimden ayırıp arkaya attın ve masaya dayandım. Bu arada kız içki bardağını ilacı atmıştım. Hemen arkamda Duran tekerlekli bunu gördüğünü bildiğini den bir eksiklerimi masaya dayayarak neredeyse uzanır vaziyette geldim. Çocuk gözlerini benden ayıramaz sen kız ağlamaklı bir tavırla çocuğa izlediğini gördüm üzgünüm bana ulaşman gerekiyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE