İnsanlar elbet giderler ya yarım bırakır gider ya da hiç gelmemiş gibi gider o yüzden alışmaya gerek yok alıştığında o doldurduğun yerin boşluğu çok yakar insanı. Biri gelip tutarmı elini "hadi kalk yoruldun sen ben varım artık"bu kelime imkansıza yakın çünkü gerçekten sevmez kimse kimseyi bu dünyada tek merhameti sevgiyi sana verecek insan annedir ben o sevgiyi merhameti görmeden çok erken gitti beni yalnız bıraktı bu pis dünyada.
***
Arabanın durmasıyla kendime geldim düşüncelerimi sonlandırdım evime gelmiştim uzun bir aradan sonra kapıya yanaşarak kapının yanındaki saksının altından çıkardığım anahtarla kapıyı açtım. Açar açmaz komidinin üzerine attım anahtarı salona yöneldim karnımdan tuhaf sesler geliyordu acıkmıştım karnımı sıvazlayarak mutfağa yöneldim dolabı açtığımda yüzüme bir hüzün çöktü dolap tam takırdı ahh dışarıya çıkacak mecalde bulamıyordum nedense kendimde aslında insanın zihin yorgunluğu vücudundan daha kötü kafam allak bullaktı.
Düşüncelerimi bir kenara bırakıp telefonu elime aldım pizza sipariş ettim hmm canım çekmişti bu halde bile karnımı düşünmem pis boğaz olduğumu ortaya seriyordu. Yatağa uzandım ve beni yiyip bitiren o soruları kendime sordum.neden onu istedim? Üstelik oda istemişti hatta bana birşeyler söyleyecekti kesmeseydim ve ben bu düşüncelerin içinde boğulurken bir elim dudağıma gitmiş işaret parmağımla okşuyordum neyapıyordum ben bunu farkettiğimde ayaklarımı yatağa vurdum bu saçmalıklarımı kesen şey çalan telefonum olmuştu ayağa bir hızla kalkıp telefonu elime aldım arayan rüzgardı kaşlarımı çattım neden aramıştıki açma yönüne kaydırarak telefonu kulağıma dayadım açar açmaz onun sert sesiyle karşılaştım.
"Biraz daha bekleseydin çok çabuk olmadımı bu telefonu açman"sesi oldukca alay eder ve sert çıkmıştı.
"Ne diyosun ya bir kere aradın açtım işte"
"Kaç mesaj atmışım farkındamısın sen "
Telefonu kulağımdan uzaklaşırıp baktım 57 okunmamış mesaj vardı yuh hangi ara atmıştı bunları tekrar kulağıma dayadım telefonu.
" Ölüm kalım meselesiyse bir sürü adamın vardı bana niye bu kadar mesaj attın hayır seni kurtarabilecek en son insanda benim yani "
"Dalga geçmeyi bırakta akşam bir davet var sende benimle geleceksin"
"N-ne diyosun sen ya ben hiç bir yere gelemem" sanki 1saat önce öpüşen biz değilmişiz gibi birşey olmamış gibi konuşuyordu benimle.
"Bu davet amacıyla seni çevrem tanımış olur akşama doğru kıyafet ve makyajını yapmak için birini gönderdim hazırlandığında ara beni seni almaya geleceğim" sesi emir verir gibi çıkmıştı hayır çıkmışta değil bizzat emir vermişti. Direnmemin boşa çıkacağını anladım isteksizce konuştum.
"Off tamam be yok desem götürmeyecen sanki"
Birşey demesini beklemeden telefonu suratına kapattım. Kapının çalmasıyla kapıya yöneldim herhalde gelmişti yemeğim acıkmıştımda kapıyı açtım yemeğimi aldım off sıcacıktı tam dilimi alacaktım aklıma gizem geldi yutkundum onunla yemek daha keyifli olurdu kutunun kapağını kapattım beklemeden telefonu alıp gizemi aradım bi kaç saniye çaldıktan sonra açıldı telefon.
"Efendim canım"
"Kanka nerdesin?"
"Evdeyin neoldu?"
"Bir şey olmadı kanka atla motora bize ışınlan pizza aldım yeriz çabuk gel soğumadan"
"Vavvv öleceğimi felanmı öğrendin?"
"Az daha konuşursan yemeye başlıycam kalmıycak sanada"
"Tamam tamam geliyorum hemen bekle beni"
Beninle dalga geçmişti ama yinede güldürmeye başardı telefonu kapattıktan sonra rüzgarın attığı mesajlara bakma isteği doğdu içimden geri çıkıp mesajların bölümüne tıkladım.
Rüzgar:12,23
"Acaba telefona bakmaya ne zaman teşrif edeceksiniz Alev hanım"
Rüzgar:12,24
"Açsana şu lanet telefonu"
Rüzgar:12,25
"Benim illa orayamı gelmem lazım niye verdim ben sana bu telefonu alooo"
Rüzgar:12,26
"Alev çıldırtma cevap verrr"
Rüzgar:12,50
"Müsait değilim arayamıyorum cevap ver şu mesajlarıma"
Bildirimler sessizdeydi o yüzden görmemiştim mesajlarını ayrıca aramayıda en son akıl edebilmişti. Müsait değilmiş miş telefonda seni bekliyim ben rüzgar bey.
Çok geçmeden gizem gelmişti kapıyı açtım direk pizzanın yanına yönelip yemeye başladı ağzı dolu halde konuşmaya başladı
"Dün gece ne oldu?"
Sanki hissetti amınakoyum kız ya dudaklarımı dişledim yüzümü ekşittim yüz ifademden bir şey olduğunu anlamıştı.
"Acaba ne bok yedin kanka çok merak ettim " anlatmaya başladım dün gece ne olduysa
" Dün gece rüzgarla öpüştük yani ilk ben öptüm oda çekinmedi hem ne diye yanıma yatmıştıki Sen beni sarhoş sarhoş neden ona verirsin "
Anlattıklarımdan dolayı pizza boğazında kalmıştı öksürmeye başladı.
"Ne çüş öpüştünmü kızım sen harbi malsın ya "
"Yav ben kendime inanamıyorum neden öptüm inan bilmiyorum sadece o an içimden geleni yaptım"
"Senin içine başlatma alev sarhoştun onu bahane et"
"İşin kötü yanı gece yarısı uyanmıştım içkinin fazla tesiri kalmamıştı"
Söylediklerimden sonra gizem şok olmuş bir biçimde konuştu
"Kızım valla ben senden korkmaya başladım lan ne demek içkinin tesiri yoktu çocuktan hoşlanmayamı başladın yoksa bu arada hatırlatayım o senin patronun oldu canısı"
"Kanka çok sağol ya aşırı moral veriyosun şu an bana " diyerek bende pizzayı yemeye başladım.
.
.
.
.
.
.
.
Gizemle yeme içme eylemini bitirdikten sonra ilerleyen saatlerde gizemin kalkmasıyla geçti kız giderken bile benle dalga geçmişti koltuğa oturdum derin bir nefes çektim kafamı koltuğun başlığına yasladım tavana baktım daldım düşüncelere düşüncelerimden çıkaranda kapı çalması oldu sanırım rüzgarın kuaförü gelmişti "elbisemde yok ne giycem ben ya of nerden çıkardı bu daveti " söylenerekten kapıyı açmaya gittim Kapıyı açtığımda görüntü alanıma iki kadın girdi biri oldukca genç diğeri 35 yaşlarında felan vardı Ellerinde poşetler vardı biraz inceledikten sonra kadın gülümseyerek
"Merhaba" dedi bende aynı tebesümle karşılık verdim içeriye geçmeleri için kapıyı araladım kadın gülümseyerek içeri geçti bende geçince kadın bana bakarak
"benim adım nermin yanımdaki yardımcımın adıda selin" bende kafamı salladım
"Tanıştığıma memnun oldum benim adımda Alev "
diyerek karşılık verdim kadına.konuşmam bitince genç olan kadın adının selin olduğunu öğrendiğim poşetleri açmaya başladı içinden elbiseler çıkarıyordu bi an duraksadım Elbise derdinden kurtulmuştum dudaklarımı ısırıp güldüm içinden siyah yırtmaçlı , parıltı elbise çıkarttılar göz alıcıydı çıkarırken kadın konuştu
"Rüzgar bey size yakışscağını söyledi efendim"
Bunu demesiyle anın şokunu atlatmaya çalıştım giyeceğim kıyafetide kendisi ayarlamıştı ne karışıyorduki ardından sinirim geçmesi için sustum
"Çabuk olun biraz " dedim kadın bunu dememle içinden son kalan malzemeleri çıkardı bana aynanın önünü göstererek oturmamı istedi bende oturdum.
Yarım saaten süren makyajımın ardından kadın elbisemi uzattı giymem için bana öyle bir makyaj yapmışlardıki göz alıcıydı gözlerimi ön planda tutmuş bordonun açık rengi bir ruj sürerek dudaklarımı süslemişti.

Saçlarımıda dalgalandırarak omuzalarıma bıraktılar bende giyinmek için elbiseyi alarak soyunma odama geçtim.
Üzerimi giyindikten sonra elbisemin uclarından tutup kızların yanına gittim yırtmacım bütün bacağımı ortaya sunuyordu ince askılarıda omuzlarımı göz önünde tutuyordu Göğüs dekoltesini hiç söylemiyordum zaten.

soyunma odamdan çıkınca bana şaşkın bir biçimde baktılar bende kendilerine baktım selin nermin ablayı dürttü
"rüzgar bey haklıymış dedi" fısıltı bir biçimde ben duymayım diye sessiz söylemişti ama duymuştum
Nermin ablada onu sus işareti yaparak susturdu ardından yanıma yaklaşarak "çok güzel olmuşsun şimdi hazırsın işte" dedi bende gülümsedim kadınlar eyşalarını toplamaya başladı bende boy aynasından kendime bakmaya gittim aynaya baktığımda kendime inanamadım çok güzel olmuştum ve o an anladımki çirkin kız yok bakımlı ve bakımsız kız vardır diyerek güldüm kendi kendime kadınlar kapıya doğru ilerlerken ayakkabıyı uzattılar bana Siyah stiletto bir topukluydu o an içimden saydırdım
"ben bunla nasıl dolaşcam" kadın elime ayakkabıyı bırakıp çıktılar. Bende tam rüzgarı arayacakken o beni aradı komidinin üzerinde duran telefonumu açtım.
"Hazırmısın? yoldayım ben"
"Hazırım" dedim sadece " tamam" diyerek kapattı zaten Koltuğa otturup ayakkabılarımı giymeye başladım.
10dakikanın sonunda gelmişti gelen korna sesiyle o olduğunu anladım hemde telefondan arıyordu açmadım sadece telefonu elime alıp kapıya yöneldim çıktığımda yolun kenarında siyah arabasına uyumlu siyah takım giyinmişti takımın içinde baya iddialı duruyordu omuzları genişti ellerini arabaya yaslamış beni bekliyordu ama bu tarafa bakmıyordu onu süzdüğümü anlamamıştı kapıyı kapatmamla gözleri beni buldu elbisemin uclarından tutarak yavaş ve emin adımlarla ona yürüdüm saçlarım rüzgardan dolayı arkaya savruluyordu yanına geldiğimde hala bakıyordu dikkatini dağıtmak için hafif öksürdüm ama hala öyle bakıyordu ardından konuştum.
"Gidelim mi?' benim soruma cevap vermeyip konuştu
"Şaşırttın beni sana yakışcanı düşünürdüm ama bu kadar olacağını tahmin etmedim açıkcası"
Dedikleri karşısında şaşırdım ve gözlerini devirdim yanından geçerek arabanın kapısını açmaya yöneldim o bunu anlamış olacakki açtı kapımı seslenmedim bu gecenin bir an önce bitmesini istiyordum zaten o gece onu öptükten sonra yüzüne bakamıyordum. Yol boyunca sessizlik oldu ne o konuştu ne de ben konuşmak için bir hamle yaptım. Gecenin sessizliği de bize eşlik etti sadece yolda ilerleyen arabalar vardı.
***
Uzun sürmeyen araba yolculuğundan sonra durduk büyük bir girişi olan kapıda iki görevli duran bir yere geldik çok aydınlıktı fazlasıyla ışıklandırma kullanılmıştı kapıyı açmaya çalıştımki kapıdaki adamlar hemen geldi ikimizinde kapısını açtı ve indik girdiğimizde aşağıya doğru inen uzun süslü bir merdiven vardı düşmemek için eteklerini tutup inecektim rüzgarın sesiyle durdum.
"Koluma gir düşme "
Bir an duraklasamda düşüp rezil olmamak için bir elimi kolundan tutundum diğeriylede elbisemin ucunu tuttum inmeye başladık bu duruşum yırtmacımın açılmasını sağladı bacaklarım ortaya çıktı
"Elbiseyi bırak " demesiyle kaşlarımı çattım ne ara gördü gülümsedim ama elbiseyi bırakmadım o bunu görünce dahada sert bi şekilde konuştu
"Herkesin gözü gönlü açıldı sağol" sesli gülmemek için dudağımın içini ısırdım ne diyordu bu görende beni kıskanıyor sanacak ne bu tavırları dahada konuşmasını istemediğim için bıraktım elbisenin ucunu zaten merdivenlerde bitmişti geldiğimizde herkesin gözü bizi buldu herkes bize bakıp bişeyler konuşuyorlardı hayır hayır sevgilisi felan değilim yanlış anlamayın Diyerek mırıldandım o beni boş bir masaya doğru götürdü bende etrafı inceledim ya kadınlar nasıl giyinmişti yada giyinmeyi unutmuşlar desem daha doğru olurdu beni bunu giyerken zorlandım herhalde giydiğim en açık ebise buydu ama harbi çok güzel olmuşlardı galiba ben alsaydım elbiseyi bunların yanında kesin sönük kalırdım rüzgarın seçtiği elbise gayet gösterişliydi.
Masaya geldiğimizde görevlilerden biri elinde bir tepsiyle üzerinde içecekler vardı yanımıza geldi bana uzattı teşekkür ederek aldım ardından rüzgara uzattı oda aldı ben içimi yiyen soruyu sormak için dudaklarımı araladım.
"Alkolsüz değilmi bunlar?"
Sırıttı ne yani çokmu komikti sorduğum şey
"Merak etme alkolsüz" demesiyle rahatladım içince kendimi kaybediyordum. Yanımıza doğru yürüyen mavi kısa mini elbiseli ve yanında takım elbiseli bir adam gülerek kol kola geliyorlardı şaşkınlıkla bende izliyordum kadının sesiyle kendime geldim.
"Selam rüzgar uzun zaman oldu görüşmeyeli nerelerdesin sen ya"
Rüzgar gülerek karşılık verdi
"Davetten davete görüşüyoruz gel bir gün evime beklerim evlendiniz siz unuttunuz beni"
Kadın güldü adamda birlikte güldü bende içeceğimi dudaklarıma götürürken bu sefer adam konuştu
"Tanıştırmayacakmısın bizi yengemizle sen normal bie kızla gelmezsin buralara"
adamın konuşmasıyla şok oldum ne yengemi demişti o bana içtiğim içecek genzimi yaktı öksürmeye başladım hepsi bana baktı iyimisin diye rüzgarda elini belime koydu ben biraz daha öksürdüm ardımdan kendime geldim.ben konuşcakken rüzgar ağzımı açmadan konuşmaya başladı.
"Yengen değil eren avukatım Alev "
Adamın adını öğrenmiş oldum kadın elini uzatarak"
" tanıştığımıza memnun oldum bende nilay" dedi gülümsemesini bi an olsun soldurmadan
"Bende memnun oldum" diyerek gülümsedim. Biz onlarla koyu sohbete daldık çok iyi bir kızdı hiç soğuk davranmamıştı bana erende rüzgarın samimi arkadaşlarından biriymiş.
Rüzgar: "işte bizde ereni evlendirdik kaybettik"
Rüzgarın böyle demesiyle gülümsedim ilerleyen saatlerde sigara içesim geldi ve nilay erende girmişti yanımızdan rüzgarda arkadaşlarıyla bir şeyler konuşuyordu yanına yaklaşıp kulağına uzanıp
" sigaran varmı?" dedim bana döndü cebinden paketi çıkarıp bi dal verdi.
"Gelmemi istermisin?"
"Yok içip gelicem hemen"
"Tamam" diyip kafasını salladı bende elinden sigarayı alıp balkon gibi olan yere gittim buraya balkon demek yanlış olurdu çok güzel ve genişti elbisemin ucunu tutup çıktım çıktığım an rüzgar saçlarımı savurdu aldırmadım ayrıca elbisemde baya rüzgardan dolayı yırtmacı açıldı rahatsız oldum hemen düzelttim burada iki üç kişi vardı içeriye nazaran burası sakindi köşeye doğru adım attım manzarası çok güzeldi şehir ayaklarının altındaydı gecenin güzelliğiyle birleşmiş ortaya çok güzel manzara sunuyordu sigarayı kaldırdım çakmağı aradım off çakmağı almayı unutmuştum
"kafamı sikim nerde benim aklım"Diyerek mırıldandım yanıma biri geldi neyseki rüzgar gelmişti diyerek döndüm
"Şükür geldinmi ben-"konuşmam kesildi çünkü gelen rüzgar değildi sarışın mavi gözlü takım elbiseli biriydi bende şaşkınlıkla
"Kusura bakmayın ben başkası sandım sizi dedim" adam seslenmedi elini cebine attı
"Sanırım buna ihtiyacın var"dedi çakmağı uzattı teredütte kalsamda
"Teşekkür ederim" diyerek yapmacık gülümsedim dudaklarıma götürdüğüm sigarayı çakmakla yaktım tekrar uzattım kendisine çakmağı
"Ne demek"dedi sırıttı sarışın erkekleri sevmem ama bu adam gayet gakışıklı duruyordu gözleri mavişti yüzüne tam takışıyordu. Benim onu süzdüğüm gibi onunda beni süzdüğünü fark ettim aynı zamanda sigaramdan derin nefesler çekiyordum
"Çok güzelsin " dedi aniden şaşırdım birden itirafından dolayı
Gülümseyerek "teşekkürler" dedim konuşmaya başladık çok iyi birine benziyordu ayrıca komikti adınıda öğrendim Akın' mış sohbetimizi baya koyulaştı sigaramın sonunuda geliyodum son nefes çekip yere atıp topuklu ayakkabımla ezdim onun konuşmasıyla kafamı kaldırdım
"Rüzgar şanslıymış " dedi
"Neden? " Dedim
"Senin gibi bir avukatı var artık" bu dediğine sesli güldüm ardından zaten sigaram bitti içeriye girmek için konuştum
"İçeriye geçellim mi?"
"Olur" dedi kafasını salladı beni önden kendisi arkamda geliyorken içeriye geçtik içeride ed sheeran thinking out loud çalıyordu herkes dans ediyordu ilk gözüme çarpan ise rüzgarın kırmızı elbiseli sarışın bir kızla dans ediyor olmasıydı içim bu tuhaf oldu onu kızla görünce neden böyle hissettim bilmiyorum kız rüzgarın içine girecekti neredeyse uzun yırtmacından çıkan bacağı ise rüzgarın bacaklarına değiyordu uzun bir süre onları izledim banane diyip masama yöneldim görevliden bir içecek aldım direk içmeye başladım rüzgar beni farketti ama dans etmeye devam etti aptal ya seni gördü diye gelip seni alacak hali yok dedim kendi kendime ikici bardağımı bitirirken yanıma akın geldi.
"Bu dansı bana lütfedermisiniz" sırıttım gözlerim rüzgarı buldu oda kaşlarını çatmış bize bakıyordu beklemeden elimi uzattım
"Memnuniyetle" dedim bir elimle elini tuttum diğeriylede elbisemin ucunu tuttum yürüdüm.
Akın bir eliyle belimi kavradı diğeriylede yavaşca ellerimi tuttu yaklaştı bana akının tam arkasında rüzgar gili görüyordum rüzgar kaşları iyice çatmıştı kızla bir şeyler konuşuyordu ikimizde dansa uyum sağladık bir süre.
Akın telefonuna gelen ardı ardı mesajlara bakmak için elimi bıraktı hala dans ediyorduk ama cebinden çıkardı bildirimlerden baktı mesajlara kaşlarını çattı tekrar cebine koydu telefonu ardından sordum
"Bişeymi oldu?"
Başını sallayarak "yok ya öyle işten geldi" tekrar ellerimizi birleştirdi tam yanımızada rüzgarla adını bilmediğim sarışın kadın geldi akın beni bir hamleyle elini belimden çekerek beni kendi etrafımda dönderdi o an akının alini zor tutuyordum dönüyordum aynı anda eli gitti tekrar tuttum beni kendine çekti gözlerim kapalıydı dönerken açtığımda elim rüzgarın göğsündeydi nasıl ya nasıl oldu.yanıma baktım akının yanında da sarışın demin rüzgarın yanındaki kadın vardı. Bende şokla onun gözlerinin içine baktım çok yakındı mesafemiz elim tam göğsünün üstündeydi hızlı hızlı nefes alıyorduk ikimizde.göğsündeki elimi aldı yavaşca ellerine doladı o an nefesim kesildi anın şokuyla ellerim gerildi ve ellerimiz birleşti.

...