Sabah kalbimdeki hüzünlü bir ağırlıkla uyanmıştım. Gözlerimi açar açmaz içimde beliren o hüzün, ne yaparsam yapayım geçmeyecek gibiydi. Yan tarafa doğru dönerek yanımda uyuyan Uygar'ı izlemiştim. Uyurken bile kaşlarını çatmıştı ve üzeri açıktı. Yavaşça üzerini kapatmış ve yanağına onu uyandırmamaya dikkat ederek ufak bir öpücük bırakmıştım. Yataktan kalkıp bir süre camdan dışarıyı izlemiştim. Bu sokağı da çok özleyecektim. Bugün okuyacağım okula, Sakarya'ya gidiyordum. Bavulumu dün Uygar ile birlikte hazırlamıştık. Uygar benim için Arda'ya alışveriş yapmasını istemiş ve sayamayacağım kadar çok yeni giysiler aldırmıştı. Onun bu ilgisi beni bir çocukmuşum gibi hissettiriyordu. Balkonda otururken yüzüme doğru esen rüzgarla saçlarım uçuşmuştu. Kollarımı kendime sarmış, boş ve sakin olan sokağı

