Fırat Yasemin öylece kaçar gibi girmişti. Aslın da ne bekliyordum bilmiyorum ama yıllar sonra görünce biraz da olsa konuşabilirdik. Elimdeki poşetle öylece kalmıştım. Toprak için aldığım hediyelerle birlikte Gülbahar'a veririm diye düşündüğüm poşetin içinde ne olduğunu merak etip açtığım da, görmemeyi diledim. Küçük kız elbisesi vardı, hemde aynısından iki tane. Küçük tokalar ve bandanalar. Demek ki gerçekten evlenmiş ve kızı olmuştu. Bir umut annemin yalan söylediğini düşünen ben, şimdi tüm ümitlerim yok olmuştu. Ne düşünmem gerektiğini bile bilmiyorum, kendimi öyle bir çıkmazın içinde hissediyorum ki anlatmaya kelime bulamıyorum. Kime nasıl bir kötülük yapmıştımki de tüm bu yaşadığım hayatı hak etmiştim. Ulan şu hayatta herkes mutlu olmayı hak ediyor da, bir ben mi hak etmiyorum? Karş

