Peri'nin yüzünde hafif bir endişe ifadesi vardı. Banyoda tek başına olmasına rağmen, anlaşılamayan bir varlığın, onu izlemekte olduğunu hissediyordu. Her şey o kadar sessiz ve normaldi ki, bu sakinlik bile Peri'ye tuhaf geliyordu. Bornozunun beline sıkıca sarılırken, kalbinin attığını duyabiliyordu. Gözleri, banyonun her köşesini araştırdı: nemli duvarlar, buğulanmış ayna, ışığın altında parıldayan musluklar. Her şey o kadar normaldi ki. Yavaşça bornozunun kollarını düzeltti ve derin bir nefes aldı. Bu hissi bir kenara atmanın, belki de mantıksız olduğunu düşünmenin zamanı gelmişti. Ancak, bu hissi bir kenara atamazdı. Bilinmezlik, Peri'nin ruhunda derin bir iz bıraktı ve tüm duygularını harekete geçirdi. Peri, nefes almayı bir an için unutmuş gibi hissetti. Sanki banyonun soğuk havası,

