Emir'in yanından koşarak ayrılmıştım. Koşarak gitmiştim Araf'a. Kollarını açtı ve gülümsedi. "Bugün çok güzelsin." Kollarını bedenime doladı ve burnunu boynuma gömdü. "Bugün özel bir gün çünkü... Birazcık özendim." Gülümsedim. Burnunu boynumdan çekti ve kaşlarını çattı. "Ne varmış ki bu günde?" Güldüm. "Ya... Numara yapma..." Bakışları hala değişmeyince bende ciddileştim, "Şaka yapıyorsun, değil mi?" "Ne şakası güzelim? Anlayamıyorum." Derin bir nefes aldım. "Birlikteki ilk sevgililer günümüzü mü unuttun?" "Hassiktir." dedi kısık sesle. "İnanamıyorum sana." Kollarının arasından çıktım ve arabaya bindim. "Ama bebeğim..." dedi arabaya binince. "Sus Araf!" Derin bir nefes aldı. "Nasıl telafi edebilirim?" O kadar sevimli bakıyordu ki az kalsın yumuşayacaktım. "Edemezsin... Ya,

