Steven kardeşiyle Edward'ın birleşen ellerine hayretle bakıyordu. Az önce duydukları doğru olamazdı. Kötü bir kabusun içinde olmalıydı. Yok hayır alkol komasına girmiş, beyni ona oyun oynuyor olmalıydı. Rose, Steven'ın her geçen saniye beyazdan mora çalan yüzünü görünce vereceği tepkinin çok iyi olmadığını anladı. Ayağa kalkarak "Steven belki de oturup konuşmalıyız" dediğinde Steven hayret dolu bakışlarını ona yönlendirirken "bunun konuşulacak neyi var" diye bağırdı. Kardeşi ile Edward'ın olduğu tarafa özellikle bakmak istemiyordu. Gözleri evin her yerine daılan Edward'a ait tablolara kaydı. Ah o gördüğü resimdeki kesinlikle Edward'dı. O zaman gözüne gereksiz bir resim gibi gelirken gerçeklik şimdi yüzün çarpmıştı. Edward "Bay Jason" diye başladığında Steven ona dönerek "Sus Edward" diye

