Rose, büyük salondaki koltukta oturmuş, Bernard'ın söyleyeceklerini bekliyordu. Kraliyet ailesine yakışır abartılı süslemelerle kaplı koltuk takımı oldukça rahat olsa da Rose'u rahatlatmaya yetmiyordu. Marcus da karşısındaki koltukta otururken Steven, kollarını göğsünde bağlamış ayakta duruyordu. Diğer misafirler yarım saat önce dağılmıştı. Bernard, Rose'a "istediğin her şeyi öğrenmenin zamanı geldi" diyerek biraz daha kalmasını rica ettiğinde Rose onu geri çevirmedi. Bernard, Steven'ın da bir nedenden dolayı kalmasını istemiş olacak ki o da buradaydı. Oturduğu koltuğun hemen arkasında bekleyen Mark "Bayan Rose artık gitmeliyiz" dediğinde Marcus, alayla gülüp "neden korkuyorsun Mark, gerçeklerin açığa çıkmasından mı?" dedi. Mark, bakışlarını Marcus'a yönlendirip hiçbir şey demedi. Gözle

