Toplantının yapılacağı mekâna vardığımızda Alaz araçtan indi ve Ali Cesur’un kapısını açtı. Arabadan inen Ali Cesur Alaz’ın kulağına doğru eğilip bir şey söyledi ardından hızlıca benim olduğum tarafa doğru gelip kapımı açtı. Açtığı kapıdan inerek Ali Cesur’un uzatmış olduğu elini tuttum. Sanki bu bizim rutinimizmiş gibi ikimizde bu temasımızı hiç yadırgamadan yürümeye başladık. Ellerimizin bu teması beni garip bir şekilde çok güvende ve özgüvenli hissettirmişti. Yemek salonuna girmeden önce koridorda Ali Cesur birkaç kişiyle ayak üstü konuşmuştu ve o sırada aynalardan çok kısa ikimizin dışarıdan görüntüsüne bakmıştım. Aramızda olan boy farkını giydiğim topuklu ayakkabılarla biraz olsun kapatmıştım ama hala onun heybetli vücudunun yanında minik kalıyordum. Ali Cesur’un giydiği siyah takım

