6.BÖLÜM

1977 Kelimeler
Kaç kişi hayatında tutkunu olduğu işi yapabiliyordu ki? Uğruna bir sürü şey feda etsem de ben yapıyordum ve yapmaya da devam edecektim. Helin markası demek ben demekti onu kaybedersem kaybolacağımı biliyordum o yüzden onun uğruna her şeyi yapmaya hazırdım. Karşımdaki Helin yazılı binaya bakarken aklımdan geçenler tam olarak buydu. Dün akşam eve gidince Ali Cesur’a mesaj falan atmamıştım. Bunu yapsaydım eğer işler benim için daha fazla karmaşık hale gelecekti ve ben tüm süreci profesyonel bir şekilde yürütme kararı almıştım, tamamen aklımla hareket edecektim. Şirkette herkese günaydın diyerek odama geçtim tabi peşimden de hemen elinde iki kupa kahve ile Yeliz geldi. ‘’ Valla hanımcılık beycilik oynayamayacağım dün akşamdan beri aramanı bekliyorum ne oldu ne yaptınız anlat çabuk Helin ‘’ diyerek sorgumun başladığını gösteren sorularını peş peşe sıraladı. ‘’ Bir şey olmadı anlaştık bir süre bu sevgiliyiz yalanına devam edeceğiz işte ‘’ dedim ardından kahvemden bir yudum aldım. ‘’ Gerçekten mi hepsi bu mu detay ver kızım bana detay, karşılığında ne istedi ne kadar sürecek mesela bunlar gibi ‘’ anladın mı dercesine göz kırptı cümleyi tamamlarken. ‘’ Kısa özet geçmem gerekirse onların şirketi için bir sonbahar-kış koleksiyonu oluşturmamı ve şirketin moda tarafını kurmamı istiyor bundan dolayı da bir beş altı ay kadar bu oyuna devam edeceğiz. ‘’ Başka bir şirket için mi çalışacaksın yani ‘’ dedi Yeliz gözlerini çıkartarak bu kızın tepkilerine çok güldüğümü söylemiş miydim size. ‘’ Hayır, tam olarak öyle değil, onların şirketi için çıkartacağım evet ama benim adımla çıkacak tüm koleksiyon yani kısa süreli ortaklık gibi düşünebilirsin’’ ‘’Anladım, yani kabul edilebilir bir şey senin için bu ama çok yorulmayacak mısın bu süreçte nasıl iki tarafı bir idare edeceksin bir de işin içine sevgilik olayı dâhil olacak’’ haklısın dercesine kafa salladım. ‘’ Evet, süreç beni çok yıpratacak ama diğer türlü de burayı kaybedecektim o beni daha çok yıpratırdı emin ol. Hem sevgililik kısmında da yoracak bir şey yok ailemle birkaç kez yemek yeriz bu süreçte olur biter kapanır işte ‘’ dedim. Hı hı canım sen öyle sana dercesine alaycı bir şekilde bakmaya başladı. ‘’ Bak Helinciğim bu adam 33 yıllık hayatında yanında dişi sinekle bile görüntülenmemiş ve şimdi ilk kez bir kadını sevgilim diyerek magazinin önüne atıyor sen de hala öyle kapanır gider diyorsun. İnsanlar yıllardan beri bu anı bekliyor hazır bir ilişkisi varken bunu kullanmak isteyecekler ama iyi ama kötü, o yüzden kendini eşli yemek davetlerinde, sosyete düğünlerinde, lansmanlarda, aile tanışmalarında bulman an meselesi haberin olsun. Yok canım öyle şeyler talep etmezdi değil mi? Sonuçta o da bu duruma isteyerek değil tamamen çıkarları için katlanıyor diye kendimi ikna etmeye çalışırken ‘unutma gerçek bir sevgililik’ diyen Ali Cesur’un sesi yankılandı kulaklarımda. O yüzden mi bastıra bastıra bunu vurgulamaya çalışıyordu yani. Ben onun o cümlesinden kimsenin gerçeği öğrenmemesi gerektiği ile ilgili bir çıkarım yapmıştım ama o bildiğin normal sevgililer gibi mi olmaktan bahsediyordu eğer öyleyse vay benim başıma gelenler. ‘’ Yani aslında o bana kimsenin bu işin doğrusunu öğrenmemesi gerektiğini söyledi ki o konuda çok haklı tabiî ki skandal olur. Birde işte gerçek bir sevgililik gibi olacak gibisinden bir şeyler söylemiş olabilir tabi ‘’ sonlara doğru sesim hepten içime kaçmıştı Yeliz ise ağzında gelin olmuş gidiyorsun şarkısı yüzünde imalı sırıtmayla bana bakıyordu. Tam ağzımı açıp çenesini kapatmasını söyleyecekken telefonumun melodisi doldurdu odayı ve bilin bakın kim arıyordu, Ali Cesur! ‘’ Efendim ‘’ ‘’ Helin merhaba nasılsın ‘’ ‘’ İyiyim, sen nasılsın ‘’ ‘’İyiyim bende şirketteyim birkaç saat boşluğum var da uğrayacak mısın bugün dün konuşmuştuk hani detayları konuşacaktık’’ dün akşam en son öyle konuşmuştuk demi aklımdan tamamen gitmişti o benim. ‘’ Evet evet şirketteyim bende bir yarım saat kadar işlere bakayım çıkarım birazdan ‘’ dedim bozuntuya vermeden, ardından görüşürüz diyerek telefonu kapattık. ‘’ Gülme Yeliz valla yollarım o kızıl saçlarını iş detaylarını konuşacağız biz başka bir şey yok kızım ‘’ dedim. Yerinden kalkıp kahve kupalarını alırken ‘’ Siz sormadan ben söyleyeyim Helin hanım bugün için herhangi bir randevunuz yok, ön satışları da çıkarmış arkadaşlar masanızın üzerinde‘’ dedi imalı imalı bende ona kaybol bakışlarımı atarak önümdeki satışlara yoğunlaştım. Defile her ne kadar benim olayım yüzünden geri de kalacak diye korktuysam da ön satışlara bakılırsa hiç de öyle gözükmüyordu çünkü beklediğimizin çok üzerinde gelmişti. Bunun üzerine keyifle arkama yaslandım en azından iş hayatım yolunda gidiyordu aşk hayatımın aksine. Yaslandığım yerden hızlıca doğruldum aşk hayatım mı dedim ben eyvah eyvah bela çok büyük geliyordu imdaaat ! * Eroğlu şirketine girişim geçen seferkinden hayli farklı olmuştu. Kapılarda karşılanmış konforla 36. Kata çıkışım sağlanmıştı ve şimdi de elimde kahvem dışarıyı seyrederek Ali Cesur beyin odasında toplantıdan çıkmasını bekliyordum. Dört bir yanımı kokusu sarmıştı ve bu şartlar altında nasıl profesyonel davranacağımı bilemiyordum açıkçası. Kapının hışımla açılma sesiyle arkamı döndüm ve Ali Cesur’un kıpkırmızı olmuş gözleri ile karşı karşıya kaldım. İstemsizce gözlerim iki yanında duran takım elbiseli kişilere kaydı ardından tekrar Ali Cesur’un gözlerine baktım ve anında bakışlarındaki yumuşamayı hissettim. ‘’ Güzelim ne zaman geldin sen ‘’ diyerek yanıma birkaç adımda ulaştı ardından bir elini belime koyarak beni kendine çekip yanağıma bir öpücük bırakarak geri çekildi. Kızarma Helin kızarma kızım şimdi olmaz toparlan. ‘’ On dakika falan oldu kahve içiyordum bende’’ dedim ardından diğer iki takım elbiseli adamın usulca odadan çıkışını izledim onların çıkmasıyla bende bir adım geri çekilerek aramıza mesafe koydum ve masasının önündeki geniş koltuğa oturdum. Ali Cesur gözlerini üzerimden çekmeden ofis koltuğuna geçti ardından Zeynep hanımın hangi ara masasına bıraktığını anlamadığım kahvesinden yudumladı. ‘’ Çok vaktim yok o yüzden biran önce şu detayları konuşup netleştirelim ‘’ Yolda gelirken yakın birkaç arkadaşımla akşam çıkmak için sözleşmiştik o yüzden de biran önce buradaki işimi halledip hazırlanmak için eve geçmem gerekiyordu. ‘’ Ben yavaştan işlere başladım zaten. Bu katın altındaki iki katı tamamen sana ayırıyorum, mimarımızla görüşüp istediğin şekilde nasıl olması gerekiyorsa ayarlamaları yapabilirsin. Ayrıca birkaç aydır ufak ufak çalışmalara başladığımız küçük bir ekip de var onlarla da tanışmanı istiyorum. Tabi ekibin yönetimi tamamen senin, kimle çalışmak istersen onunla devam edersin. ‘’ ‘’ İki kat ilk etap da yeterli olabilir ama devamında yeterli olmayacaktır bilgin olsun. Var olan ekiple devam edebilir miyiz bir bakmam lazım tabi ama her durumda benim de kendi ekibimden buraya dahil edeceğim kişiler olacaktır. ‘’ ekipten buraya dahil edeceğim kişileri az çok kafamda tasarlamıştım bile ayrıca bu işin sonunda burada kalmak isteyen olursa da hiç gocunmayacak seçimi onlara bırakacaktım. ‘’ Dediğim gibi şirketin bu kısmı tamamen sana ait sen nasıl istiyorsan öyle olacak ‘’ kafamı salladım. ‘’ Ayrıca bu işi bir sözleşmeye dökmemizi istiyorum sonuçta bir ortaklık bu sınırları süresi belli olmalı ‘’ dedim. Tamam adama mecburuz falan da işimizi de sağlama almak lazım yani. ‘’ Tabi ben şirketin avukatına talimatı veririm sizin avukatla iletişime geçer ortak bir sözleşme hazırlanır imzaları atarız’’ dedi ve ardından ofisin kapısı tıklatıldı. Ali Cesur’un gel komutuyla takım elbiseli bir adam kapıdan içeri girdi. ‘’ Cesur bey beni istemişsiniz efendim ‘’ ‘’ Evet Mehmet Bey gel lütfen seni Helin hanımla tanıştırayım, sana gösterdiğim katların tasarımını onunla yapacaksınız.’’ Bahsettiği mimar buydu sanırım zekilik değince de ben yani. ‘’ Merhaba Helin Hanım ben yüksek mimar Mehmet Işık. Aşağıda Cesur Bey’in talimatıyla iki kat ayrıldı sizin için eğer sizde isterseniz birlikte gezelim fikirlerinizi benimle paylaşın bende çalışmalara hızlıca başlayayım ’’ dedi saygılı bir şekilde. ‘’ Çok memnun oldum Mehmet Bey, tabi gezelim hemen üzerine konuşalım ‘’ dedim çantamı da alıp ayağa kalkarken. Saatte üç olmuştu trafiği de hesaplarsak en geç iki saate buradan çıkmam lazımdı. Ben kapıya doğru adımlarken Ali Cesur’da yerinden kalkarak yanıma kadar geldi ardından yine elinin temasını belimde hissettim. ‘’ Sen hayırdır pek sevdin sanırım belimi al senin olsun istersen ikide bir tutup duruyorsun ‘’ dedim fısıldayarak. Benim tip tip bakışlarıma karşılık onun yüzünde eğlenir bir ifade vardı. ‘’ Unuttun mu sen benim sevgilimsin ve insanlar olduğu sürece böyle temaslara alışsan iyi edersin’’ ‘’ Alışmak zorunda falan değilim, şuan iş yerindeyiz yani kimseye bir şey göstermek zorunda değiliz o yüzden gerekmedikçe sınırı aşmayalım ‘’ adam bana her yaklaştığında mideme kramplar giriyor beynim buharlaşıyor kalbim ağzımda atıyordu ve o sınırı her aştığında benim sınırları yok edesim geliyordu. O yüzden ne kadar uzak kalırsak o kadar iyiydi benim için. Benim söylediklerimi umursamazca eli belimde beni adımlatarak kapıdan çıkardı. Tam tekrar çemkirmeye hazırlanıyordum ki kapıdaki insanlarla göz göze geldim. Zeynep Hanım ve Alaz’ı artık tanımıştım zaten, onların haricinde koruma olduğunu tahmin ettiğim iki tane iri yarı adam da girişte bekliyordu. Diğer gelişlerimde Zeynep Hanımın yanındaki diğer masa boştu ama şimdi orada çakma sarışın bir kadın oturuyordu. Kadının Ali Cesur’a olan bakışlarından hiç hoşlanmamıştım ve kendimi –nedenini kendime sonra açıklamaya çalışacaktım- istemsizce Ali Cesur’a yaklaştırmıştım. Oda benim bu hareketimle belimdeki elini daha da sıkılaştırmıştı ve asansöre doğru ilerlemeye başlamıştık. Ayrılan iki katı da detaylıca gezmiş ve aklımdaki fikirleri Mehmet Bey’e aktarmıştım oda en geç 2 güne çalışmaları bana ileteceğini söylemişti. Tüm bunları halletmek biraz zamanımızı almış saati beş yapmıştık ve benim biran önce çıkmam gerekiyordu. Mehmet Bey’in yanımızdan ayrılmasıyla Ali Cesur’la baş başa kaldık. ‘’ Bende artık gideyim bugün için baya yol aldık zaten’’ dedim. ‘’ Neden gitmek için bu kadar acelecisin ara ara saatini kontrol ettiğimde gözümden kaçmadı’’ tövbe haşa ama beni mi sorguluyordu bu adam. ‘’ Konuşmanın başında çok vaktim olmadığını söylemiştim sanırım farkında değilsin ya da unuttun sanırım’’ dedim ters ters. ‘’ Hayır, gayet farkındayım sadece seni bu denli acele ettirecek kadar önemli ne işin olduğunu merak ettim diyelim ‘’ ‘’ Sınır biraz Ali Cesur, biraz sınırını bil artık. Sen çocukça dediğin bu oyun işini fazla ciddiye alıyorsun gibi geliyor bana bir hesap sormalar falan hayırdır ne oluyor sana! ‘’ ‘’ O sesini kıs biri duyacak şimdi ayrıca nerde nasıl davranman gerektiğini unutup gereksiz triplere girme her şeyi berbat edeceksin ‘’ ‘’ Ben senin aksine nerede nasıl davranmam gerektiğini çok iyi biliyorum! Sen kendini gerçekten benim sevgilim falan sanıyor gibisin o yüzden bunun oyun olduğunu ara ara kendine hatırlat istersen, ayrıca söylediğim gibi sınırını bil gerekmedikçe kişisel alanıma da girme sakın ‘’ ‘’ Bu bir oyunda olsa herkes artık senin benim sevgilim olduğunu düşünüyor ve hayatımda olduğu düşünülen bir kadına nasıl davranmam gerekiyorsa öyle davranıyorum ben her duruma karşı açık vermemek için. Bence sen her şeyin altında bir anlam çıkarmaya çalışıp hayal kuruyorsun kendince ondan bu hırçınlığın aslında kendini kaptırmaktan falan mı korkuyorsun ’’ne saçmalıyordu bu adam Allah aşkına bu ne egolu cümleler böyle kaptırmakmış kim kime kapılıyor ! ‘’ Hah bende özüne ne zaman döneceğini bekliyordum. Birkaç gündür süren kibar hallerin eğreti duruyordu zaten sende. Ayrıca sen kimsin ki ben sana kendimi kaptıracakmışım ha senin gibi egolu, kendini beğenmiş, kadınlara nasıl davranacağını bilmeyen birinin neyine kapılayım ben söyle ‘’ öyle bir sinirlenmiştim ki kafa göz girişsem anca içim soğur gibiydi kendini beğenmiş piç kurusu! ‘’ Bunca yıldır niye kimseyle görüntülenmediğinde çok açık sana tahammül edecek bir kadın dünya üzerinde var mıdır? Hiç sanmam küstah herif ‘’yok ne desem sinirim geçmiyordu salak herif. Herhangi bir şey demeden kızgınlıkla gözlerine son kez bakıp saçlarımı savurarak arkaya asansörlere doğru yürümeye başladım. Hemen arkamdan onun adım seslerini duydum peşimden geliyordu, özür falan dilerse kafasına çantayı yerdi valla oh ne güzel yap yap özür dile. ‘’ Hala bana akşam ne işin olduğunu söylemedin ‘’ arkamdan seslenmesiyle olduğum yerde kaldım. ‘’ Sen şaka mısın hala neyi sorguluyorsun sen az önce söylediklerimi duymadın mı benim ‘’ ‘’ Sana çok kolay bir soru sordum ve cevabı bu değil neden söylememek konusunda bu kadar ısrar ediyorsun öğrenemez miyim sanıyorsun ‘’ sinir katsayım gittikçe artıyordu ve ben bu adama tahammül edemiyordum artık. O yüzden hiç cevap vermeden çağırdığım asansörün geldiğini belirten sesle kendimi asansöre attım. Kapılar kapanırken bir çift sinirli ama alaycı gözle bana bakan Ali Cesur’un ‘’ Bunu sen istedin ‘’ sözleri yankılandı kulaklarımda.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE