AŞKIM Yekta’nın malikanesinin demir kapıları önünde durduğumuzda, içimdeki fırtına bastırılamaz hale gelmişti. Kalbim, göğsümün içinde zincirlerinden kopmuş gibi atıyordu. Gözlerim malikanenin devasa yapısında gezinirken boğazıma bir yumru oturdu. O taş duvarlar, o loş bahçe ışıkları, hepsi bana geçmişteki karanlık geceleri hatırlatıyordu. Yumruklarım, tırnaklarım avuç içime geçene kadar sıkılmıştı. Melisa yanımda, öfkeyle debeleniyordu. Tayfun ise onun kolunu acımasızca kavradı, sonra çenesinden tuttu. “Bana bak kızım…” dedi dişlerinin arasından tıslayarak. “Kıpırdanıp durma, kaçmak için uğraşma, senin o çeneni kırarım!” Sesi o kadar sertti ki bahçedeki rüzgâr bile durdu sanki. Kaşlarım çatıldı. İçimdeki öfke bir anda alev aldı. Bacağımı kaldırdım ve bütün gücümle Tayfun’un dizine

