Aslan Miroğlu Sinirlerim hiç olmadığı kadar yıpranmıştı şu an. Odama davet ettiğim adamı şu an deli gibi yumruklamak istiyordum ama henüz vakti gelmemişti. “Ne oldu kardeşim? Bir sıkıntı mı var pek huzursuzsun.” diyen Salih ile gözlerim ona döndü. Bana kardeşim diye hitap etmesi bile şu an irite ediciydi. Huzursuz göründüğümü düşünmüyordum ama belli ki gözlerimden bir şeyleri anlıyor. Ya da, görmek istediklerini söylüyordu. İşine ne geliyorsa ona göre davranıyordu tabii. “Sana böyle düşündüren nedir? Gayet de huzurluyum. Tüm dostlarımla bir aradayım. Tek canımı sıkan bunca kalabalığın içinde kız kardeşimin olmaması.” Yüzünde tek bir mimik değişikliği aradım ama yoktu işte. Ya çok profesyonel bir oyuncuydu, ya gerçekten katil o değildi. Katil olmasına hiç istemiyordum. Çünkü çok uz

