İki gün sonra... Uğur bu saatte çalıştığımı biliyordu. Telefona baktığımda Uğur' dan gelen üç çağrıyı görünce kendimi kafeden dışarı attım ve Uğur 'u aradım. Önemli olmasa aramazdı. ' Uğur bir sorun mu var?' ' Dalya öncelikle sakin ol. ' Sakin ol diyenin bunu sakin bir şekilde söylemesi gerekmez miydi? Uğur 'un sesi titriyordu. ' Hemen söyle ne oldu?' ' Dalya hastanedeyiz. ' ' Hale. Hale' ye mi bir şey oldu. ' Uğur hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Bir polis işinde iyi bir polis. Her zaman güçlü dik bir polis hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Kesin çok kötü bir şey olmuştu. ' Hangi hastanedesin? Hemen geliyorum. ' Uğur hastanenin adını verince içeri girdim. Çantamı aldım ve koşarak çıktım. Arkamdan seslenenlere açıklama yapacak zaman değildi. Önlüğümü bile çıkarmamıştım. İlk gör

