Denize gitmek fikri her ne kadar bana göre olmasa da mecburen gidiyordum işte. Çünkü ben odada yatıp Cüneyt ile film izlemek istiyordum. Koray evlendiğinden beri karım da karım diye ortalıkta geziyordu. Eda yanından ayrılınca "Karıcığım, canım eşim, benim eşim neredesin?" Diye ortalığı ayağa kaldırıyordu. Bu hanımcılığın hangi evresiydi böyle? Ne çeşit bir evreyse artık bize de gına gelmişti... Görmemiş gibi sürekli karım da karım. Yeter be kardeşim bi' sus be! Hani her şeyin de bir ölçüsü var yani. Gerçekten balayı sonrasını tatil yapmakla hayatımızın hatasını yapmıştık. Serdar'ı düşündüm bir an bu şekilde. Rüya ile evlenseler ne güzel olurdu. Acaba Serdar da Koray gibi hanımcılığın zirvesinde mi olurdu? Yoksa orta düzey bir hanımcı mı olurdu? Serdar'ın Cüneyt'e bir tık daha yakın bir m

