"Görüyor musun Rüya? Hala bir haber yok bunlardan, gideli kaç saat oldu yoklar. Hani bize hemen haber vereceklerdi. Bunların sözüne inan da güvenen de hata... Yanii biz de hata!" Odanın içinde iç sıkıntımdan delirip hapishane mahkumları gibi dolanmaya, daha doğru bir tabirle volta atmaya başladığımda Rüya elindeki puf yastığı sinirlenerek bana fırlattı. "Ya Rüya gelme üstüme sen de zaten sinirliyim" O sırada telefonum çaldığında ikimizde telefona koştuk. Cüneyt arıyordu ve kalp atışlarım arama sesiyle birlikte zirveye koşmuştu. Kalp atışlarım artık benimle bir bütün bile değildi benden bağımsız atıyordu. Derin bir nefes alarak yanıtladım telefonu. "Alo," derken sesim titriyordu. Birkaç saniye sessizlik oldu ve Cüneyt'in sesini işittim. "İyiyiz güzelim." "Sevindim," dedim balkona çıkar

