BİR AY

1639 Kelimeler

İlk gün saatleri saymadım. İkinci gün de. Üçüncü gün artık saymamak bir savunma değildi, bir kaçıştı. Zincir uzundu. Ayağımda ama evin içinde hareket edebiliyordum. Tuvalete gidebiliyor, banyoya ulaşabiliyordum. Sürünmemi değil, alışmamı istemişlerdi. Zincir sağlamdı. Öyle pazardan alınmış, aceleye gelmiş bir şey değildi. Kalın halkalar. Kilidi ağır. Sessiz kapanan cinsten. O an anladım. Bunu kaynanam almıştı. Bu adama vermişti. Tıpkı beni verdiği gibi. Bu adamın bunu akıl ettiğini sanmıyorum. Kaynanam kaçma ihtimalimi düşünmüştü. .... Adam günde iki kere geliyordu. Sabah ve akşam. Yemeği kapının önüne koyup içeri giriyordu bazen, bazen de sadece bırakıyordu. Yemek… Yemek değildi aslında. Yanmış pilav. Sulu ama tatsız çorba. Bazen ekmek bayattı, bazen küflü kenarl

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE