Erdem, beni banyoya götürdü. Küvete oturtup suyu açtı. Parmağımla erkekliğini işaret ettim. " Böyle çok daha şirin görünüyor. " dedim. Erdem gülerek; " Öyle mi? Hep böyle kalmıyor yalnız. " dedi. Beni bırakıp odaya döndü. Ilık su üzerimden akıyordu. Erdem giyinip gelmişti. Suyun hafif buğusu ve ılık sıcaklık hemen kasıklarımdaki ağrıyı biraz olsun yatıştırdı. Elleriyle saçlarımı nazikçe ıslattı. Parmak uçlarıyla saç diplerime hafif masaj yapıyor, köpükleri yavaşça saçlarımın arasına yediriyordu. Arada, hafif öpücükler konduruyor, gözlerimle gözlerini buluşturduğumda ise gülümseyerek “Rahatla, sadece suya bırak kendini." diyordu. Kendim yıkanmak istesem de yorgunluğum buna izin vermiyordu. Erdem' de vermiyordu. O an, teslim olmak daha kolay gelmişti. Erdem, sabırla her hareketi ölç

