Uzun gecenin ardından sabaha karşı uykuya dalmıştı nesrin azat hala uyumamıştı nesrin uyuyalı daha 1 saat olmuştu ki kapının sesiyle tekrar uyandı üzerine sabahligini giyip kapıyı açtığında karşısında şehrazatı görmesi bir olmuştu şehrazat odanın içine doğru kafasını uzatıp içeriye baktığında azatın kanepede uyuduğunu yatağın da daganık olduğunu gördü ayrı uyumuşlardı alayla gülerek
"Jınap dilber çarşafı istiyor nesrin"
Nesrin kaslarını çatarak
"Ne çarşafı istiyor şehrazat"
"Ne çarşafı olacak nesrin senin çarşafın"
"Dalga mi geçiyorsunuz benden istenmiyecegini bildiğin halde gelip istiyormusun?"
"Ne biliyim ben nesrin istedi geldim"
"Şehrazat çık annem gelsin "
"Ağam jinap"
"Şehrazat git annem gelsin"
Azat konuşmayı duymuş müdahale etmişti annesi durumu bildiği halde dalga geçer gibi çarşaf istemişti nesrini kapıdan içeriye çekip kapıyı sertçe kapatmıştı nesrinin gözleri doluydu tekrar toparliyamiyordu bu kadını aradan biraz zaman geçtikten sonra annesinin gelmediğini görünce kendi açıp kapıyı bağırdı
"ANA YUKARI GEL"
kapıdaki hizmetli kızlar şehrazat herkes azata bakıyordu altında bir eşofman vardı üstü ise çıplaktı yapılı vücudu gözler önündeydi kızlar hayranlıkla bakarken gözleri arkadaki nesrine takılmıştı üzerindeki kısa gecelik ve dantelli sabahlıkla uzun siyah saçlarıyla beyaz teniyle neredeyse her erkeğin hayalini süsleyecek bir kadındı azat ağa boşuna seçmemişti gelin olacak diye yemin etmemişti biliyordu gönlünün kayacağı kızı aşiretler arası neredeyse en güzel kızdı
herkesin nesrine baktığını görünce arkasına dönüp nesrine baktı geceliği saçları vücudu herşey gözler önündeydi dün gece aklına gelince sesli yutkunup nesrine sert bakışlarını attı ve gözleriyle işaret etti nesrin üzerine bakınca şu an durmaması gereken bir biçimdeydi ve herkes ona bakıyordu.
şehrazat sinirden yumruk yapıp dişlerini sıkarken diğer kızlar özenerek bakıyordu nesrin kafasını kaldırıp şehrazata baktığında gözlerindeki saf nefreti gördü iliklerine kadar ürkmüştü nesrin daha fazla bakamadı gözlerine giyinme odasına gidip mavi bir kazak ve kiremit rengi bir etek giydikten sonra aynanın karşısına geçip saçlarını duzeltti ve tekrar cıktı odadan.
Delal hanım gelmişti kapıda azatla konuşuyorlardı nesrin kapıyı açtığında delal hanım nesrine sinirle bakarak
"Unutmuşum sizin o işi daha önceden yaptığınızı "
"Biz değil delal hanım oğlun yaptı "
"Oğlum yaptı da sen ne diye izin verdin gelin hanım "
"Halimi herkes gördü kendi rızamla olmadığını da herkes biliyor "
Azat daha fazla dayanamayarak
"Anne benim karımı küçük düşürmeye kalkarsan benim karımı rezil etmeye kalkarsan karımı kızımı alır giderim bu evden"
"
"Bu kadın dün geldi bu gün konağı birbirine kattı 1 ay sonra silahlar çekilir"
"Konu karım olursa dilber hanım karşımda kimse duramaz nesrine bu evdeki herkes saygı duyacak benim karım olduğu için hanım ağa olduğu için herkes saygı duyacak "
dilber hanım daha fazla dayanamayarak aşağıya indiğinde azat nesrine dönerek
"Toplantım var nesrin takım elbisemi hazırla"
diyip tekrar odaya girdi nesrin karşısındaki insanların bakışlarından kurtulmak isteyerek hemen odaya girip kapıyı örtmüştü azat tam karşısında onu beklerken nesrin giyinme odasına doğru adımladı.
Azat kolundan sertçe kavrayıp gitmesine engel olduğunda nesrin ne var dercesine bakıyordu gözlerine
"Seni kimse ezemez seni kimse küçük düşüremez yapmaya kalkışan da karşısında beni bulur"
"Bu gün insanlar bana laf edebiliyorsa bunların sorumlusu sensin baştan yapmasaydın zaten kimsenin beni küçük düşürmeye fırsatı olmazdı "
diyerek azatın kolunu sertçe iterek giyinme odasına gidip siyah bir takım elbiseyle geri döndü takımı yatağa bıraktıktan sonra önce azatın yatağını sonra kendi yatağını toplamıştı o toplamayı bitirmeden azat çıkmıştı banyodan amacı azat banyodan çıkmadan odadan çıkmaktı ama başaramamıştı azat banyodan yeni çıkmış saçındaki şu damlaları vücuduna damlıyor insanı günaha davet ediyordu nesrin kapıya yöneldiğinde
"Beklemeyecekmisin beni? "
"Aşağıda işler vardır sinirlenmesin zozan ve dilber hanım "
diyip çıktı odadan merdivenlerden inerken hazalın çığlığını duyuyordu hızla aşağıya indiğinde hazal sehrazatin kucağında sütünü içmiyordu yanlarına yaklaştığında zozan hanım
"Şehrazat hazalı nesrine ver doyursun karnını"
dediğinde şehrazat gene nesrine kötü bakışlarını atarak verdi hazalı nesrinin eline.
Nesrin hazalı kucağına alıp başta sakinleştirip daha sonra sütünü icirmisti ağlamaktan terleyen bebeğin odasına doğru yönelmişti azat ve sehnazın eski odasıydı nesrin nefesini tutarak girdi odaya bu odada yapamazdı şu an azattan nefret etsede burası rahmetli kuzeninin odasıydı o öldükten sonra bi nevi kuma gelmişti nesrin kocasına hızla dolaba yönelip hazal için bez ve yeni kıyafetler aldıktan sonra cıktı odadan kendi odasına girdiginde derin bir nefes almıştı azat çıkmıştı odadan hemen hazalı yatağa yatırıp üzerindeki ıslak kıyafetleri çıkarıp yenilerini giydirdi giydirirken de oyun oynuyordu hazala dalmış giderken azatın onu kapıda izlediğinden habersizdi oyun oynuyor birlikte kahkaha atıyorlardı arkasında birinin varlığını hissedince arkasına döndü ve azatla göz göze geldiler azat nesrine doğru yaklaşıp alnına bir öpücük bıraktı
"Anneliğin sana çok yakışacağını biliyordum boşuna kurmadım seninle o hayalleri"
"Doğru benimle kurup başkasıyla yaşadın "
"Kaç kere anlatacam nesrin istemedim"
"Neyse"
diyip ayağa kalktı nesrin aşağıya inmeliydi daha fazla kalırsa lâf yiyebilirdi merdivenleri yariladiginda şehrazat hızla koşup hazalı aldı kucağından
"Ne yaptın bebeğime sana kim veriyor bu hakkı da sen onu kendi kafana gore odana götürüyorsun bir daha dokunma sakin"
diyerek parmağını şiddetle sallıyordu nesrine nesrin konuşacağı sırada azatın sesi duyuldu merdivenin başından
"O hakkı ben verdim nesrine nesrin o bebeğin annesi haddini aşma şehrazat karşındakinin benim karım olduğunu unutma şimdi hemen ver hazalı nesrine"
Nesrin gözlerini azattan çektikten sonra şehrazata bakıp
"Istemiyorum kalsın sende"
diyerek inmişti merdivenlerden azat hazalı kucağına alıp nesrinin yanına oturmuştu hazalı nesrinin kucağına bırakıp kahvaltı etmeye başlamıştı nesrin bırak kahvaltı etmeyi bu masada oturmaya bile tahammülü yoktu azat nesrine bakıp
"Kahvaltını et "
dediğinde nesrin ayaklanarak
"Ben hazalı uyutayım uykusu gelmistir "
diyerek çıkmıştı odasına hazalı yatağa yatırıp kendi de uzandiktan sonra başlamıştı ninnisini söylemeye
"Bebeğin beşiği çamdan
yuvarlandı düştü damdan
bey babası gelir şamdan
nenni nenni nenni nenni
nenni nenni nenni bebek oy
Çamlı belden çıktım yayan
dayan ey dizlerim dayan
kerdeş atlı bacı yayan
nenni nenni nenni
nenni nenni nenni
nenni bebek oy
Bebeğin beşiği bakır
yerinden kalkmıyor ağır
ben sallarım takır takır
nenni nenni nenni
nenni nenni nenni
nenni bebek oy "
Nesrin odada bir yandan göz yaşlarını silip bir yandan ninnisini söylerken azat kapıda onu dinliyordu o kadar güzel bir sesi vardı ki dinleyeni mest eden cinstendi sessizce odaya girip yanlarına oturdu kızının saçlarını oksadiktan sonra nesrinin göz yaşlarını silmişti
"Ağlama senin o gözünden düşen her damla benim yüreğimi yakıyor nesrin"
"Yaktın bizi azat ağa yaktın hem beni hem kendini ben seni sokup attım kalbimden ne diye getirdin beni bu eve"
"Ben kendimi yakmadım nesrin o hüküm verildiğinden beri ben mutluluktan uyuyamıyorum dün geceden beri içimdeki sevinç ve huzuru anlatmaya kelimeler yetmez"
"Seni sevmeyip istemeyen kadınla çürüteceksin ömrünü "
"Benim sevgim ikimize de yeter nesrinim"
diyip alnından öperek çıkmıştı azat azat çıktıktan sonra nesrin tekrar inmişti aşağıya herkes salonda oturmuş sohpet ediyordu nesrin gidip çocukluk arkadaşı havinin yanına sessizce oturmuştu
"Gelin oturma kalk kahve yap bize "
tüm gözler nesrine dönmüştü çünkü dilber hanım şehrazata böyle sert konuşmazdı nesrin sessizce kalkıp mutfağa geçti kahveleri pişirip fincanlara koyduktan sonra tekrar salona geçmişti herkesin kahvesini verip tekrar yerine geçtikten sonra bu sefer azatın ablası hacer
"Ben beğenmedim bu kahveyi kalk yenisini yap"
nesrin sabır dileyerek tekrar indi aşağıya bu sefer başka bir kahve yaparak çıktı yukarı kahveyi verdikten sonra havin nesrinin kolundan tutarak cardaga çıkarmıştı içeride ailesinin nesrine eziyet edeceğinin farkındaydı cardaga geçip oturduktan sonra konuşmaya başlamışlardı zozan hanım çıkarak
"Hanım ağam zahmet olacak ama temizlik yapılacak "
Nesrin göz devirerek ayağa kalktı
"Kalk temizlik yapılacak basla üst kattan"
"Babaanne evde o kadar çalışan var nesrin niye kalkacak"
"Gelin oturursa çalışan düzgün mu yapar kızım kalksın yapsın "
dedikten sonra gitmişti nesrin ayaklanıp işe koyulmuştu temizliği bitirdikten sonra bi de yemeği yap demişlerdi nesrin onu da yaptıktan sonra odasına çıkmıştı biraz dinlenmek için uzandığı yatakta uyuya kalmıştı azatın geldiğinden ve kayınvalidesinin arkasından söylediklerini bilmeden