30. Bölüm

2170 Kelimeler

Salacak sahilinde kayalıkların dibinden yürüyorduk kol kola. Manzaranın ve anın tadını çıkarıyordum. Daha az önce karnı mükellef diye nitelendirebileceğim bir kahvaltı ile doyurmuştum. Ateş bizi belki de bu sahilin en salaş ve en eski kafesine götürmüştü. Düşünün, masalar ve sandalyeler eski kahvehane masaları gibi renkli tahtalardan yapılmış, belki de fi tarihinden kalmışlardı. Masaların üzerine serilen pötikareli masa örtüleri ise asıl kalbimi çalandı. Bayılıyordum böyle mekanlarda takılmaya. Haftanın her günü gelsem sıkılmazdım. Hele o organik ve ev yapımı ürünlerle hazırladıkları kahvaltı yok muydu? Bütün getirilenleri silip süpürmemizin ve şuan yürümekte zorlanmamızın suçlusu o lezzetlerdi işte. “Ne düşünüyorsun? Sessizleştin yine.” Masa da vırvır konuşmuş başının etini yemiştim. İlk

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE