Büyük gün gelip çatmıştı işte. Bu akşam filmimizin galası vardı. Ateş’ten bile heyecanlıydım. Ki herhalde herkes Ateş’ten heyecanlıdır. Çünkü kendisi bugün aşırı soğukkanlıydı, sakindi. Bense yerimde duramıyordum. Sabahın köründe kalkmış, bugünü Ateş’i şımartma günü ilan edip kahvaltısını hazırlayıp yatağa götürmüştüm. Üzerine Türk kahvelerimizi de bahçede içmiştik. Bahçemiz minikti ancak sadece bize aitti. Ateş buraya daha önceden çok güzel çiçekler ekmişti. Sokağa bakan kısmından gelen geçen insanları görmek de çok zevkliydi. Baharın gelmesi ile açan çiçekler mis gibi kokarken Kıskanç kontrolümüz altında otların arasında yuvarlanıyordu. Kapı çaldığında kahvelerimiz yeni bitmişti. “Kim olabilir ki?” deyip kafamı uzatıp sokak kapısına baktığımda kasklı bir kuryeyi gördüm. Elinde kocama

