Arabayla kuaförün önüne gelmiştim ki Fatih’in koşarak bana doğru geldiğini gördüm ve anladım ki Cemre ile ilgili bir sıkıntı var. Yüreğim ağzıma gelse de seri hareketlerle arabadan inip ona ne olduğunu sordum. “Abi, Cemre fenalaştı şimdi.” “Neden? Ne oldu?” diye sorarken aynı serilikle kuaförün kapısına varmıştım bile. Kalbim sancıyarak atıyordu. “Bilmiyorum, abi. Ben de şimdi geldim. Birden Aslı’nın önünde dizlerinin üzerine çöktü.” Fırtına gibi kuaförün içine daldım. Aslı’nın gelinliği sayesinde onları aramakla vakit kaybetmedim. Karım ve gelin, ikisi birden yere çökmüş öylece duruyorlardı. Fatih yüreğimi ağzıma getirmişti; Cemre’yi baygın bulacağımı sanmıştım. Yanlarına koşar adımlarla vardığımda Fatih’in az bile dediğini anlıyordum. Karım kireç gibi beyaz bir suratla tirtir titriy

