Önemli karar

1242 Kelimeler
Bu hikâye Yasemin ve Civat Soydanların oğlu Cenk Soydan'ı konu alıyor keyifli okumalar dilerim? Yasemin ve Civat uzun yıllar Türkiye ve İsviçre arasında mekik dokudular. Nihayetinde bir karar verdiler ve oğulları Cenk liseyi küçük kızları Ceylan orta okulu bitirince Türkiye'ye tam yerleşmek üzere geri döndüler. Böylece sonunda abisi Cihan ve eşi Nigar'e yakın olacak ve destek olacaklardı. Sebebi de Nigar'in devam eden sağlık sorunları ve abisinin bu dönemdeki ağır psikolojisi. Ayrıca artık Nigar ve Cihan'in ikizleri Semih ve Salih'i istedikleri gibi göre bilir beraber zaman geçirir ve bunları atlatmaları için destek ola bilir, hayatlarını burda devam ede bilirlerdi. Çocuklarının isimlerini kesinlikle kendilerine seçme şansı tanınmayan Civat ve Yasemin bundan hiçte rahatsız değillerdi. En sevdiği arkadaşı olan yengesi Nigarin yoğun baskısı üzerine Civat oğluna Beşiktaş'in eski forveti Cenk Tosunun ismini koymak zorunda kalmıştı. Nigar bununla da kalmadı kendi ikizlerine de Salih Uçan ve Semih Kılıçsoyların ismini koymak için bütün aileye kafa tutmuştu. Hatta doğurmayacam diye tehdit bile etmişti. Ehhh nasıl olsa Beşiktaş kartaliçesi ne beklersin. Tek sıkıntı Kayınpederi Galatasaraylı olması. Hatta kızgın şekilde ' benim torunumun ismi Hasan Şaş ben başka isim tanımam. Gelin gelin çok zorluk çıkarma bak gider Sneijder koyar gelirim nüfus dairesinde ruhun duymaz' demişti. Ama zamanla o da kabul etmişti. Bir nevi zorunda bırakılmıştı. Sonunda Türkiye de yaşamaya başladılar. Yemyeşil çimlerin üzerinde bir duvar misali dörtgen şeklini alan rengârenk çiçeklerle kaplı bahçenin ortasında Gül ağaçları olan havuzlu güzel villa satın aldılar. Evin verandası pembe gül çalısı çatısına kadar uzanan ve fanuslarla süslenen görüntüye sahip olması eve ayrı şıklık katıyordu genelde sade şık renklerle donatılmış evi çok sevdiler ve kısa zamanda taşınıp yerleşen aile artık tek varisleri olan Cenk'in geleceği ni düşünüyorlardı. Liseyi bitiren ve müzisyen olma hayalleri kuran genç Cenk ailesiyle akşam yemeği masasına oturdu. Ortam o kadar gergindı ki etrafta ne kuşlar ötüyor ne zaman akıyor du. Sanki dünya durmuş gibiydi. Babasının yüzüne bakarak ne kadar kızgın olduğunu anlamak o kadar da zor değil di. Babasi Civat ve annesi Yasemin bir birlerine ima ederek birşeyler anlatmaya başladılar. Cenk anladı ki demek konuşma zamanı gelmişti. Ortamı yumuşatmak için önce ince ve nazik sesleriyle Yasemin konuşmaya başladı. "Bak Civat bizim küçük prensimiz büyüdü ve mezun oldu çok mutluyum" dedi anne şefkatiyle bakarken " Evet hayatım oğlumuz artık hayal dünyasından çıkıp bir an önce işlerimizin başına geçmesini umuyorum. Böylece biz rahat bir emeklilik hayatı sürdüre bilelim" "Ayyy çok heyecanlıyım oğlum için Üniversiteli genç olacak sonunda" dediğinde Cenk gözlerini devirdi. Kardeşi Ceylin ise gülmemek için ağzına yemek tıkıyor du. "Sonunda okulu da bitirdin genç adam. Artık herşey daha güzel olacak" dedi sanki bir marifetmiş gibi. "Evet baba" dedi konuşmak istemediğini açıkça belli ederek. Derin nefes alip konuşmaya devam etti" Sana Bostonda güzel hayatına devam ettire bilmen ve kendi ayaklarının üstünde dura bilmen için yer ayirttik. Ayrıca Boston üniversitesi finans bölümünden sana yer ayırttik ki gelecekte firmamizin işlerini sen yöneteceksin bizde annenle güzel bir emeklilik yaşayacağız Allah'ın izniyle" dedi babasi. sıkıntıyla iç geçirdi genç oğlan. "Evet tatlım. Takım elbiselerle şirketin en üst koltuğunda oturduğunu hayal ediyorum yanına da şirketimizin ortaklarından Bay Camdenin kızı Nathalie ya da başka sevdiğin biri varsa hani onunla baş göz etsek. İkiniz şirketi yönetirken bizde emeklilik hayatını yasayasak torunlarımıza kek pasta kurabiye yapsam onları sevsem diye hayal ediyorum" dedi annesi. Ne Nathaliemi? o şımarık kıza babası dayanamıyor Cenk türk erkeği bir de İsviçre de büyümesine rağmen tam Anadolu erkeği olarak yetişen bu oğlan onunla 10 dakikasini geçiremezdi. Cenk bu yemek üstü klişe muhabbetten bunalmış ti o yüzden artık duymamaya başlamıştı. Ailesine daha önce de müzik aşkını söyledi ama ailesi bunun bir saçmalık olduğunu söyleyerek çok sert tepkiler vermişler di. Ama bu sefer susarsa hayatının sonuna kadar susmak zorunda kalacak ti ve bunun gayet farkındaydı. Kendini hazır hissedince derin nefes alıp hâlâ kendi arasında kaynatmaya devam eden ailesine baktı dikkatlerini çekmek için hafifçe öksürdü. "Anne baba, sizleri çok seviyorum bana olan ilginizi ve gelecek kaygınizi çok iyi anlıyorum ama ben..." Cenk sözlerini bitirmeden babası sözünü kesti. "Sözünü böldüğüm için üzgünüm genç adam. Biliyorum yine müziğe olan aşkından bahsedeceksin. şöyle ki müziğe olan ilgini biliyorum.Genel olarak cevabım hâlâ aynı şekilde değişmiyor hala bu bir zaman kaybı olarak görüyorum. Günlük olarak yapılacak bir iş değil. Ama şöyle bir gerçek daha var çok yetenekli birisin taktir ediyorum ama hayatın böyle geçmeyecek. Yinede seni çok sevdiğim için Boston dan evine yakın yerden iyi bir hoca tuttum sana istediğin kadar ders verecek hobbi olarak dersten boş zamanlarında müzik derslerine devam edeceksin istediğin gibi. İsviçre deki hocan Bayan Dawson kadar iyi bir hoca olmaya bilir belki ama boş zamanlarını değerlendirmek adına yeterli olacaktır ve böylece ikimizinde isteği olmuş olur" dedj babası otoriter şekilde. "Evet annecim Bize karşı yanlış hisler beslememen adına üniversitene ve evine yakın bir yerde müzik hocası tuttuk bizim için senin mutluluğun her şeyden önemli ama sende derslerini aksatmayacaksin sana güvenim tam tamam mi?" Ağzı açık kalan cenk bir müddet konuşamadı bile sonra kendine gelmeye çalışıyordu " B-ben çok şaşkınım ve ve ne diyeceğim bilmiyorum çok teşekkür ederim gerçekten çok teşekkür ederim sizleri çok seviyorum iyi ki varsınız" dedi. O kadar mutluydu ki gözünde bir parlama belirdi. Tabağına el sürmeyen Cenk şimdi iştahla yemeğe başladı hiç sevmediği mantar çorbası bile çok lezzetli geliyordu. Yüzündeki parlamayi gören annesi mutlu oldu. Babası konuşmaya devam etti. "Öğretmenlerinle konuştum. Okulda hiç arkadaşın yokmuş. sohbetlere eğlencelere katılmıyormuşsun. Gideceğin yerde de aynısını yapmazsan sevinirim bol bol arkadaş edinmelisin ki gelecekte güvene bileceğin insanların yanında olmaları biznes için önemli Böyle devam edersen hayatın boyunca yalnız kalırsın. Hic bir işte büyüyemezsin" Ama artık onları duymuyor du. Annesi ve babasi için arkadaşlık bir menfaat üzerine kuruluyor du. Ama Cenk'in gerçekten güvene bileceği derdini paylaşacağı biriye ihtiyacı vardi. Bahta karşı insanlara eşcinsel olduğunu söylediğinde iyi tepkiler vermiyorlar di. "Tabiki-de öyle. Annecim baban doğruyu söylüyor yanında olması gereken insanları iyi secmelisin arkadaş çevren ne kadar geniş olursa, başına bir şey geldiğin de sıkıntı çekmezsin" Ancak Cenk artık birşey duymuyor hayalî hâlâ yeni hayatında öğrenmesi gereken şeyleri planlamakla meşgul du gecenin tamamını sessiz ama mutlu şekilde geçirdi annesi ve babası ona seslenip birseyler söylediği zaman başını sallayarak yanıt veriyor ama neyi sordukları hakkında bir düşüncesi yoktu. Hatta bunu düşünmeye isteği yoktu. Son sınavları da bitiren hayalperest yeni hayatına gitmekte çok heyecanliydi bavulunu hazırladı müzik aletlerini topladi. Oraya gidip bir an önce yerleşmeye o kadar hazır ve meraklıydı ki heyecandan yerinde duramıyordu. gidince ilk işi yeni hocasıyla tanışmak olacaktı ve sormayı istediği Dünya kadar soruları vardı. Annesi ve babasi Cenki havaalanına yolcu ettiler. yeni hayat başlangıci bir o kadar heyecan verici olsada yinede genç çocuğu korkutmaya başlamıştı. Tanımadığı bir şehir hic bilmediği insanlar ve hiç görmediği bir yer olacaktı. Acaba üstesinden gele bilirmiydi bilmiyordu ama denemekten vazgeçmeyecekti. Sonunda Check-in yaparak uçağa bindi "Eşyalarımı yerleştirince ilk etrafı gezmeliyim, bence. Sonra da yeni öğretmenim Bay Conroy ile tanışıp sohbet edeceğim yeni evimde yiyecek bişey da yoktur önce dolapları doldursam iyi olur. Akşama da bir pizza alırım sabah yeni hayatıma doğru güçlü adımlarımı atmak içinihi olur" - diyerek kendi kendine planlar yaparak devam etti Yol boyunca gök yüzünde süzülen bulutları seyreterek hepsinin birer nota olduğunu hayal etti kulağında ki müzik eşliğinde başka bir alemlere dalıp gitti. Rüyasında büyük bir konserde çok yakışıklı bir çocukla elele şarkı söylediklerini etraftaki insanlar 'Cenk Cenk Cenk' diye bağırdıklarını gördü. Konser sonunda ise sahnede insanların önünde o çocukla öpüştüklerini gördü Her kez onların aşk dolu bu hallerini çok sevdiğini konser sonrası da aşkıyla beraber yıldızlara doğru koştuğunu gördü. Yolculuk bitti ve Cenk hiç uyanmak istemediği bu tatlı rüyasından uyandı Boston'a gelmişti uçaktan indi. Kapıların ardında yeni bir dünya onu bekliyordu Bu kapı yeni hayatın başlangıcıydı...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE