Sabahı rüyasız, kâbussuz etmiştim. Kendimi gayet zinde hissediyordum. Gece -sabah- olan bütün yorgunluğumu atmış ve rahatlamış hissediyordum. Bir kuş kadar hafiftim. Gözlerimi yavaş yavaş araladım ve aydınlanmış gökyüzünü gösteren boydan boya camdan dışarıya baktım. Aşağıdan mis gibi kokular geliyordu. Kalktım ve etrafta bir saat aradım ve duvardaki yuvarlak saatte 14.23 rakamlarını görünce şokla kahkaha attım. Uzun zamandır öğlenlere kadar uyumamıştım. Odadaki banyoya gittim ve bir duş aldım. Ilık su ile durulanmamın verdiği etkiyle biraz kendime gelmiş ve ayılmıştım. Dün geceye kaydı aklım. Talihsiz bir şekilde ölümle burun buruna gelmiştik. Hatırladıkça bile içim bir tuhaf oluyor ve boğazım düğümleniyordu. Hıçkırığım son raddeye kadar ulaşmadan göz pınarlarımda biriken gözyaşlarını geri

