Tam iki hafta! İki kocaman hafta! İ-ki haf-ta! Ne kadar gerekli olmasa da iki hafta bana eziyet gibi gelmişti. Ne yataktan kalkabilmiştim ne de hastalarımla vakit geçirebilmiştim. Bir ara hastalarım bana gelmişti, özellikle küçük Hazin’in gelmesi çok mutlu etmişti beni. “Doktor abla senin hasta olduğunu duyunca çok üzüldüm ben,” diye dudak büktü Hazin buluştuğumuzda. Geldiği gibi yanıma oturtturmuştum onu, minik bendeni ısıtmıştı ikimizide. Gözlerindeki saf üzüntü ve iyi olduğumu görmenin mutluluğu parlak bir yıldız gibi ışıldıyordu. O da iyileşmişti. “İyiyim Hazin’ cim bak, turp gibiyim ama beni salmıyorlar,” dedim sitem edercesine. “Aa dinlenmen lazım doktor abla, tabi salmazlar, sen de bana aynısını yapmıştın unutma,” dedi ve gülümsedi. Çok akıllı bir kızdı Hazin. Karşımdan Ok

