Oğuz'dan; Uzun bir aradan sonra yeniden İstanbul'da olduğuma ilk başlarda inanmakta zorluk çeksem de düşündüğümden yani korkularımın yersizliğinden olsa gerek kolayca uyum sağladım, yeni yaşamıma. Mağara adamı gibi görüntümden sonra üç aydır her gün düzenli traş olduğum günlere bile alışmıştım artık. Kasabanın çocuklarıyla kurduğumuz takım Türkiye kupasını kasabaya hediye etti. Hepimiz için tarifi güç bir gururdu o! Benim adıma kasabanın göbeğinde küçük bir müze kurarak o kupayı sergilemeye başlamalarının, beni çok etkilediği kabul ediyorum. Futbol hayatım boyunca kazandığım madalyaları ve ödülleri İstanbul'a gelmeden önce o müzeye bağışladım. Gerçekten beklediğimden çok çok ilgi görüyor olması muhteşem gururlu bir hisle kaplıyor insanı. Seyfo sayesinde kasabanın haberlerini düzenli şeki

