Sım sıkı sarıldığım beden yavaşça kollarım arasından sıyrılırken belliki uyanmamam için oldukça çaba sarf ediyordu oysa ben tüm gece hiç uyumamıştım. Sessizce dolaptan temiz kıyafetlerini alarak odadan çıkan Oğuz'un evin tek banyosuna gittiğini biliyordum. Yattığımız -pek yattığımız sayılmaysada çoğu zamanı sevişerek geçirdiğimiz tek kişilik yataktan kalkıp üzerime elime ilk geçen şeyi -Oğuz'un tişörtünü - geçirerek oğlumun yanına gittiğimde, yakışıklı prensim derin bir uykudaydı. Açtığı üzerini örtüp onu bir süre içeriye hakim olan gece lambasının loş ışığında seyrettim. Minik oğlum nasıl da derin uyuyordu... Önümüzde fazlasıyla zor bir süreç vardı ve bizim Allahtan bize güç vermesini istemekten başka çaremizde yoktu. O süreci öyle ya da böyle yaşamak zorundaydık. Oğlumu öperek yay

