... "Merhaba, sanırım biraz beklettim sizi çok üzgünüm. Oğuz... Hoca, benim yüzümden işini gücünü bırakıp oğlumu tek başına bırakmamışsın, minnettarım size."derken gerçekten oğlumuzu tek başına bırakmadığı için çok mutlu olmuştum. Oğuz "Hoş geldin takılma böyle şeylere biz beklemeye alışkınız. Bu ne ki? Hem böyle yakışıklı biriyle beraber beklemek her zaman nasip olmuyor."derken oğlumun başına uzanan eli sevgiyle saçlarını karıştırdı. Lafımı da güzelce yiyerek yanlarına oturduğumda içime doğru yol alan yoğun duygular karmakarışıktı. Onların yayında gerçeği bağıra bağıra haykırmak istiyordum. Ama 'sonunu düşünmeden bunu yapamazsın' diyen mantığımın sesi daha ağır basıyordu. Mecburen mantığımın sesine boyun eğmiştim. Şimdilik... "Çay içer misin?" Oğuz'un sesiyle düşüncelere daldığım

