Kapıyı hafiften tıkırdatarak açtım. Son hazırlıklarını yaptığı odada bembeyaz gelinliğin içinde kuğu misali süzülerek bana doğru gelen kadın benim mucizemdi. İri gözlerini çerçeveleyen uzun kirpiklerini tartarak kaldırdı ve ona olan hayran bakışımın farkında olduğunu göstermek istercesine bal dudaklarını yana kıvırırken gülümsedi. Her hali, her tavrı beni baştan çıkartıyordu. Allahım! Onu sevmeye doyamıyordum. "Hazır mıyız?" "Her zaman..." "Hey bakma öyle utanıyorum."dedi, nazlı edasıyla. "Nasıl bakıyor muşum ki?"dedim, bastıramadığım yoğun duygularımla. "Bir lokmada ağzına atıp yutacak mışsın gibi!" Güzel dişlerinin birazını gösterecek şekilde gülümsedi. Odanın içinde kimselerin olmamasının rahatlığıyla "Gece saklıyorum sana olan açlığımı. Bir lokma mı olur bin ısırık bilememiyoru

