kırk

2432 Kelimeler

Üstümde emanet gibi duran gömleğin düğmelerini bir bir iliklediğim vakitlerde ara ara aynadan aksime bakıyordum. Bu evde iç çamaşır olarak bana uygun olan bir kıyafet bulunmadığından ötürü içime bir şey giyinememiştim. Ne bir üst ne de bir alt, üzerimde bir tek gömlek vardı. Rahibe Terassa olmadığımdan mütevellit bütün düğmeleri kapama gayretine girmeyerek son iki düğmeyi açık bıraktım. Aynadaki yansımadan Behzat hocanın yatağın üstündeki vücudunu görebiliyor, eline diktiği bakışlarına şahit olabiliyordum. Galiba babamın bir saat evvel buradan gitmeden önce ettiği sözlere takılıyordu. Normalde soyadımızla oturup hava atacak bir adam değildi ama ileri gidip "Gerçekten sana layık olduğuna mı inanıyorsun!" diye bağırdığı bir an vardı. "Şu halde?" bunu söylerken Behzat hocanın ellerine bakmış

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE