Üstünde kocaman harflerle 'OMURGA' yazan kalın mı kalın kitabın üzerine usulca peçeteyi açıp yerleştirdim. Tıpkı yanındaki nöroanatomi kitabına yaptığım gibi güzelce düzelttim. İşim bittiğinde saklama kabına uzandım ve içerisinden tek tek kruvasanlarımı çıkarıp yerlerine yerleştirdim. Artık kitapların ulvi bir görevi vardı. Onlar artık birer tabaklardı. Saklama kabının üzerini kapatıp ellerimi çırptım, "Çok güzel oldu," Son beş gündür hafta sonlarını saymazsak sıkı bir denetim altındaydım. Babam, Behzat hoca teklifine geri dönmediği için tehlikenin hala geçmediğini düşünüyordu. Bu yüzden sabah beni fakülteye bırakıyor akşam olunca da gelip alıyordu. Kendine yüklediği bu misyon yüzünden hocamla gün içi rahatça görüşemez olmuştum. Behzat hocanın elinin titremelerini bahane edip yardım amaç

