ASEL
İnceden sızı her bir hücremde iliklerime kadar işlemişti canımın yanışını en derinden hissettim. Yara bere yollardan geçtim kazanmayı isterdim kaybetmeyi değil ama ailem dediğim insanların beni harcamaları kendimi kayıramadım. Kabuğuma çekilmiş karanlığımla boğuşuyorum avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum sesimi duyuramadan boğuluyorum. Günlerce etkisinden kurtulamadım odaya kapattım eskisi gibi yalnızlığıma mahkum olacağımı zannediyordum. Bartu varlığını ilmek, ilmek dokuyor sınırları aşmıyor beni yalnızlığımla bir başına bırakmıyor. Aynı çatı altında ayrı odalarda ikamet eden iki yabancıydık Özkan ‘dan başka kimse ile dert yanamazken. Hayatımın merkezine kendine yer açmaya çalışıyor tanıdığım o adamdan farklı kişiliği şaşırtıyor bir yandan ürkütüyor. Temelini atmış nasıl bir yapı tasarladığından habersiz atağını bekliyorum. Ondan nefret etmeme rağmen yüzüne bakamıyorum yalan yok bir kere olsun ailemin yaptıklarını önüme servis etmedi. Hangisi gerçek Bartu çözemiyorum benden ne istiyor? Anlayamıyorum. Yanlışı doğruyu ayırt edemiyorum ben, ben olmaktan çıktım bir haftada. Terazi dengesini yitirmiş ailemin yanında Bartu ağırlığı koymuştu bir birimizin boğazını sıkmamız gerekirken hiç bu denli sakin zaman geçirmedim. Alışılmış yaşantımı sessizlikte bile istem dışı tetikliyor her an vukuat çıkacakmışçasına hazırda bekliyorum…. Kampüsün otoparkına giriş yaptı kaldığım yerden devam edeceğimi düşünmüyordum önümde duvarlar öreceğini. Aşmam için savaş ilan edeceğimi sanırken elleriyle beni okula getirdi. Arabayı park ettiğinde onu beklemeden araçtan indim önden giderken seslenmedi. Hoş onu dinleyecek değilim onun yüzünden bir anda evliliğin içinde kendimi buldum maksadını bilmiyorum. Hayatıma müdahale etmesine göz yummam için gerekçem yok kafeterya ya doğru ilerken Çınar yolumu kesti.
“ çekil yolumdan “
“ öfkelenmeni gerektirecek durum yok ortada sadece konuşmak istiyorum “
“ konuşmak bir yana dursun gördükçe midemi bulandırıyorsun “
Yanından geçip gidecektim kolumu saran eli
“ hemen kestirip atıyorsun atarlı giderlisin ama senin her haline tapıyorum “
“ yediğin dayak az geldi sanırım? “
Kolumu ondan kurtarmak isterken yüzüne havadan inen yumrukla yere serildi aklımdan tamamen çıkan kocam. Kıskançlık seviyesi boy göstermiş yumruklarını konuşturarak hakkına düşen ağzının payını veriyor. Gören koşturarak gelişi araya girmek isteyenler Bartu ‘nun elinden alamadı. Kalabalık git gide artıyor hocaların çıkıp gelmesiyle zor bela araya girdiler.
“ hocam sakin olun “
Ender hocayı duyduğu yoktu Çınar ‘ın üzerine hesap sorarcasına üzerine yürüdü
“ sen kim oluyorsun karımın önünü kesiyorsun? Dokunmaya nasıl cüret edersin? “
“ ne? “
Okulun çoğu sayesinde evlendiğimizi öğrenmiş bulundu Çınar şaşkınlığını atamadı.
“ hocam lütfen sakin olun evlendiğinizden çoğu habersiz bir daha yaşanmayacaktır eminim “
hocaların ellerinden sıyrıldı
“ bir daha karımın etrafından görürsem… “
Öfkesinden gerisini getirmeye tenezzül etmedi yanıma gelip parmaklarımın arasından parmaklarını geçirdi. Öfkesiyle birlikte beni peşinden sürükledi insanlarının arasından geçerek hızlı adımlarla oradan uzaklaştık…. Okuldan içeri girmiş kütüphanenin yolunu tuttu bu saatlerde kimse bulunmayacağını biliyor. Kütüphaneden içeri adım atmamızla kapıyı arkadan kapatmış kapı ile arasında bıraktı burnundan soluyor.
“ ne hakla önünü kesiyor? “
“ yumruğunu indirmeden önce kendisine sormayı deneseydin “
Kolumu sıkıca kavradı aramızda mesafe varmışçasına kendine doğru çekişi
“ delirtme beni “
Dudaklarıma tısladı
“ sen benim karımsın “
Elini savurdum
“ maalesef aksini söyleyen yok yersiz kıskançlıklarını kendine sakla “
“ Aselll “
Dişlerinin arasından tıslamaya devam etti
“ adımı mı ezberliyorsun? “
“ hiç unutturmuyorsun? “
“ ha yani unutmak istiyorsun da ben mi mani oluyorum? Hatırlatayım zorla hayatıma giren sendin “
“ Asel yeter sen benim karımsın kabullensen iyi edersin“
“ ne yaparsan yap asla kabul etmiyorum “
“ benden gidişin olmayacak zorla veya güzellikle fark etmez “
“ senden kurtuluşumun şerefine parti vereceğim günü iple çekiyorum “
“ görüşeceğiz asla o gün gelmeyecek“
“ o an geldiğinde zaferimi kupası elimde uzaktan izlemekle yetineceksin “
“ iddialısın ama boşa hayal kuruyorsun “
“ hayal dünyasında yaşayan sensin ruh hastası ego manyak neyine güveniyorsun? “
Aradaki mesafeyi kapatan harekete geçişi sırtım kapıyla bütünleşti nefesi dudaklarımı okşayıp geçiyor. Kalbimin atışını hızlandırmasına sebep elim yumruk oluşturdu. Yüzüne indireceğim yumruğum sabırsızlıkla bekliyor gözlerine nefretimi salgıladım etkisiz benim aksime yine o bakışları. Bir milim daha yakınlaştı elim havalanmaya hazırken kapı açıldı ansızın gölgesi kaybolup gitti. Neydi şimdi bu? Atak beklerken tek kelime etmeden çekip gitti. Kalbim alışık olmayan temposu soluğumu kesti…. Kendimi dizginlemekle meşgul sınıfa yürüdüm ilk ders ona ait çabuk tesiri altına almasından sinirlerime hakim olamıyorum. Sınıftan içeri girdim tebriklerini sunan herkes üzerime akın etti.
“ aşk olsun Asel evlendin haber vermedin “
“ didişip duruyordunuz ne ara ilişkiniz alevlenip evlilik kararı aldınız? “
“ nefretten büyük aşk doğarmış anlamadın mı? “
Çevremi abluka altına almışlar soruları bunalmaya başladım.
“ yeter açıl şöyle iki dakika da ayak üstü darladınız “
Aralarından geçmek istedim izin çıkmadı
“ ay nereye? “
“ ahiret sorgusu gibi neyin hesabı? “
“ kızma hemen merak ediyoruz “
“ Çınar ‘ın hakkından nasıl geldi? “
“ off sevdiceğini için kaslı kollarını kullandı çok romantik”
“ ne? “
“ analar ne yiğitler doğuruyor çok şanslısın bize de armudun sapı düşüyor “
Aralarında kıkırdamalar
“ siz kafayı yemişsiniz “
“ yeter bu kadar “
Özkan kolumdan çekiştirip kızların elinden kurtarırken sınıfın kapısında belirdi. Onu gören yerlerine hızlı geçiş yaptılar göz göze gelmiş ağırdan yerime geçtim. İstifini hiç bozmuyor sınıfa gelir gelmez her zaman ki gibi derse geçiş sağladı…..
“ kız Asel evlendiniz yumuşayacağına tam gaz devam ediyor. Söylesen de canımıza okumayı bıraksa ne dersin? Bize bu iyiliği yapsan “
Gözlerimi devirdim
“ aranızda konuşmanın yasak olduğunu biliyorsunuz kurallar değişmedi “
Gözlerim biran ona değindi evde koca, okulda hoca alanın dışına çıkmıyor. İkisini bir birinden ayır edişi sınırlarını koruyor dersin ortalarına varmadan hepimize kök söktürüyor……
Sonunda ders bitmişti ben dahil herkesi tüketti Bartu hedefinden şaşmıyor. Peşinden gireceğimiz derse enerjimiz sömürülmüş vaziyette getirdi arkadaşlarımla sınıftan çıkarken yerinden kıpırdamadı. Sessizde kalan telefonumun titreşimi devreye girmesiyle çantamdan çıkartım derste peş peşe aramıştı.
“ siz önden gidin “
Onaylayıp gitmişlerdi olduğum yerde telefonu yanıtladım.
“ kocayı buldun diye aileni unuttun mu? arayıp sormadığın gibi telefonuma cevap vermiyorsun “
Değişen hiç bir şey olmamış aynı çizgisinde
“ dersteydim “
“ eve kapatırdır diye umuyordum “
“ sabah, sabah bunları söylemek için mi aradın? “
“ evleneli kaç gün geçti aramadın aileni görmeye bile gelmedin. Bunların adetlerinde el öpme yok mu? “
“ nereden bileyim? “
“ tabi adamın üstünden inmemişsindir ondan sormaya fırsat bulamışsındır “
Ağızım bir karış açık dinledim
“ pes gerçekten pes ben senin kızının farkındasın değil mi? Halimi hatırımı soracağına sarf ettiğin sözlere bak. Bana yakıştırmalarınız bitmedi sayenizde yeterince yerin dibine girdim hallen sürdürüyorsun. Üstüne benden hürmet bekleyerek adettendir biz aileniz diyerek ayağınıza el öpmeye gelmemi bekliyorsun “
“ senin dilin iyice uzamış damatta iş yok ki dilini kessin “
“ kime ne anlatıyorum? “
“ bana bak evlendin gittin diye değişen bir şey olmadı alırım ayağımın altına “
“ derse gireceğim kapatıyorum “
Cevap vermesine fırsat tanımadan telefonu kapattım sırtımı duvara yasladım. Dermanım kesiliyor güçlü durmak için debelendikçe batıyorum başımı kaldırdım sınıfın kapısında dikilmiş uzaktan izlediğini gördüm. Konuşmalarımı duymuş olabilir mi? Sinirden sesimin ayarını farkında değilim. Akmaya hazır yaşlarımı geri gönderdim çantamın içine telefonu teptim hızlıca koridordan uzaklaşıp gözden kayboldum….. Peşimden gelmeye yeltenmedi bahçeye çıktım havayı içime soludum nefes aldıkça ciğerlerime batıyor.
“ Asel iyi misin? “
Başımı iki yana salladım başıyla işaret etti birlikte sessiz bir köşeye geçtik.
“ neler oluyor bu halin ne? yoksa Bartu…”
“ o değil bizimkilerin yanında melek kalır bu yüzden sinirime dokunuyor “
“ problem ne o zaman? “
“ annem aradı olmadık sözler söyledi üstüne arayıp sormadığımdan laf soktu. Adettendir aileniz diyerek el öpme beklentisine karşılık bulamayınca ayar vermeye kalktı “
“ onların cephesinde sular durulmayacak “
“ yeter artık takatim kalmadı tabiri caizse evlendim ama bir telefon kadar yakınımda aynı tas aynı hamam böyle gelmiş böyle de sürüp gidiyor. Nasıl başa çıkıp sıyrılacağımı bilemiyorum “
“ söylenecek teselli söz bulamıyorum peki Bartu… “
“ göründüğünden sakin şimdilik zararı yok kim bilir ne düşünüyor? Halime acımış olmalı ona karşı düştüğüm durumdan nefret ediyorum “
“ asıl maksadının altında yatan şey her ne ise çözmüş değilim. Beterin beri var fakat söylediğine göre zararı dokunmuyor sende biraz olsun nefes al. Gerisi akışına bırak zaman doğru yolu gösterecektir. Derslerine odaklan kendini salma tek çaren bu sonrasına bakarız “
Sessizce onu onayladım başka seçeneğim mi var?....