ASEL
Sınıftan içeri girdik yerlerimizi almış hocanın gelişini beklerken her zaman ki gibi kaynatıyorduk. Biraz olsun kendimi toparladım derse odaklanmam için şarttı aramızdaki koyulaşan muhabbetti bölen gür çıkan sesi
“ geçin yerlerinize “
Sınıfın içinde kükredi adeta başımı çevirip baktım
“ oha kızım bu o “
Sınıf ortasına dikilmiş eli ceplerinde
“ ders başladı daha sallanıyorsunuz “
Sazanlardan biri atladı
“ pardon Arif hocayı bek… “
“ bundan sonra benim derslerimde izin almadan konuşmayacaksınız. Aranızda çıt çıkmayacak dersi tek seferde anlatacağım bir daha ikiletmem. Dersime gecikeni affetmem ortalıkta salınanı hiç tahammülüm yok “
Tek seferde kurallarını sıraladı
“ gören duyan askeri kapında sanır “
“ sus be kızım duyacak zaten adama saldırıya geçtin temelli gözüne batma “
Gözleri biran beni buldu hesaplaşacağız der gibi mavilerindeki ifadesi vakit kaybetmeden derse an itibariyle başladı…..
Blok ders işledi insana soluk aldırmayan not tutturuşu parmakların etine saplanan kalem izi bu gidişle nasır bağlayacak. Not aralarında sorduğu sorular kazık mantığa bağlayınca bana zor gelmiyordu çoğu şimdiden dersten çaktığını düşündüğüne eminim. Adam metodunda acımazsızlık var sınıf listesinden kurban seçerken. Bir anlık mimiklerinde öfke sezdim sanırım psikopat durduk yere ne diye listeye bakarak elindeki kalemi ikiye bölsün? Kurallarının dışına çıkanda olmamıştı tuhaf.
“ Asel Dinçer tahtaya “
Ayağa kalktım göz göze geldik sonunda adımı öğrenmiş bulundu. Tahtaya çıktım üzerine atlamış bulunmamın bedelini ödetmek istediği soruları. Yanlışsız sorularının cevabını alması onu öfkelendiriyor kusura bakmayın adını bilmediğim sayın hocam sandığın kadar kolay lokma değilim. Senin askeri kampını aratmayan kazığa oturma yetkin varsa benimde zekam söz konusu. Sen bu konuları anlatırken ben bir sene sonraki dersleri yalayıp yutmuşluğum var. Mantığını kavradığım üstüne eklediğim çözümlerimle alt edemezsin bunun için dişimi tırnağıma geçirdim. Pes etti diyemem ama benimle problemini göze batırmak istemedi. Sonda olmayacağının sinyalini şimdide evrene gönderiyor yerime geçip oturdum. Gaddarlığı sadece bana özel değildi hatta yapısı bile dışa vurmuş geniş omuzları. Belirgin üçgen vücudunu kaplayan kas yığını nerede ise bedenini saran beyaz gömleğini parçalara ayıracakmış gibi belli ediyor. Siyah saçları özenle taranmış kirli sakalı, geceyi anımsatan mavi gözleri, esmer teni görünüşe göre tahminimce. Yanılma payını da ekleyerek 24 -25 yaşlarında ben 1.70 isem o da 1.85 falan boylarında tipine bakan branşında eğitimcilik kanı akıyor. Fakat öğretmen demeye bin şahit ister attığı adımda bile sertlik yansıyan karanlık jön…..
Ders sonunda bitmiş kaçar gibi sınıftan kaçan nefes almak için bahçeye akın etti notlarımı toparlayıp peşlerinden gidecektim sınıf kapısına varamadan.
“ Dinçer bir daha ki sefere insanlarının üzerine yürümeden bin kere düşünmelisin geri dönüşü olmayacak hatalardan kaçınmalısın “
Arkamı döndüm
“ dönüşü olmayacak hatalarda bulunmadım “
“ suçunu kabul etmiyorsun arkası dönük yürüyen sendin… “
“ arkam dönük olduğunu bildiğiniz halde dibime kadar girende sizdiniz. Bu beni suçlu yapmaz nerede ise yanacaktım ve siz benim hatalı olduğumu düşünüyorsunuz “
Üzerime doğru adım attı
“ ne yazık ki yanmaktan son anda kurtuldun benimle konuşurken karşında kim olduğumu unutuyorsun “
“ kim olduğunuz benim için bir önemi yok hele ki haksızlığa hiç tahammülüm yok. Bir daha ki sefere umarım dikkatli analiz yaparsınız sayın hocam iyi dersler“
Arkamı dönüp sınıftan çıktım yeni gelir gelmez çattık utanmadan üste çıkıyor. Hani dese kusurum olduğu kadar seninde hatan var kabul ama direk beni suçlu görüp yargılıyor…..
Aralarda denk geldiğimiz sürece gözlerini üstümden çekmedi. Açık aradığı belli dönem sonuna kadar işim iş çekeceğim kesin başta onda ne buldularsa? Tavırlarından sonra kızların havası bir anda sönüverdi. Bütün gün dillerinden düşmedi ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yemeğe ant içmiş. Derslerden başım kazan gibi dert eksiliğime bir de o kara listeme eklendi. Sorunsuz mezuniyetimi elime almaktan başka dileğim yok geriden gelerek bir yıl daha kaybedemem. Odamın penceresini açtım içime işleyen soğuk tüylerimi diken ediyor derin soluklar alıp verirken gecenin bir körü olmuş. Karşıdan yalpalayarak gelen Utku yine hangi pisliğin içinde çıkıp geliyor kim bilir? Gittiği yol doğru değil bulaştığı bataklıktan işkilleniyorum tavırları çok garip ama adını bir türlü konduramıyorum. Çevresindeki adamlar hiç güvenilir tiplerden oluşmuyor sanki hepsi hapishane kaçkını andırıyor. Evdekilere anlatmaya çalıştım kulak asmak yerine toz kondurmuyorlar özellikle Hanife hanım iki evladını hep kayırdı. Çocukluktan beri hiç anlaşamazdık benden 3 büyük bir evin bir oğlu babamın ailesinin de tek erkek torunu. Soyunu devam ettireceği varis sanki ne oluyorsa yere göğe sığdıramadılar başlarda şimdi ki gibi değildi. Yaramazdı, pamuklara sarılıyordu, derslerinde başarılı. Bense sakin, ağzı var dili yok, evden dışarı adım atamayan, derslerle ilgisi olmayan biriydim. Çok bir çevrem yoktu Hülya, Özcan ve Kaan ‘dan ibaretti benim hayatım. Utku lise dönemine başladığı sıralar geniş aileden çekirdek aileye transfer olduk. Babam aile büyükleriyle evi ayırmayı akıl edebilmiş semt değiştirdik ondan sonra ne olduysa oldu edindiği çevre yüzünden. Takıldığı insanlara ayak uydurdu devamsızlık, derslerinde düşüş ve son olarak disiplin kurulu kararıyla lise 1 ‘den atıldı. Bambaşka Utku ‘ya dönüştü tabi aile bireyinin katısı var şimdi baba parası yiyor bir işin ucundan tuttuğu görülmemiş. Aylak, aylak gecenin bir vakitlerine kadar dışarılarda ne yaptığı bilinmiyor kafası duman eve dönüyor. Lafta neredesin diye hesap sorarsa da erkek ya kusurlarını ört pas eden sonuçta annesi var. Cool takılıyor kız evlatlarını el üstünde tutacaklarına görmezlikten gelmeleri ona gösterdikleri tolerans kanıma dokunuyor. Babam dediğim gibi kendinden başkasını düşünmez evde kurallarını geçsin bizden itaat etmemizi ister. Birlikte vakit geçirmeyi bırak bayramda seyranlarda bile bizimle değil iş yerindeki arkadaşlar gününü gün ederdi. Evde aç mı var tok mu var düşünmezdi annemde kendi imkanlarıyla didinir varını yoğunu biricik oğluna harcardı. Bir başıma dört duvar arasına terk edildim çareyi kendimi kurtarmakta buldum derslerimi düzeltmiş. Liseye başladığım senelerde erkenden iş hayatına atıldım part time ne iş buldu isem çalıştım. Evde görünmez olan beni para kazandığımda hayalet olmaktan çıkıyordum. Sanki benim sorumluluğum ya faturalar falan yetiremedik diye söze girişleri elimden alacak kadar gözümden düşüyorlardı. Aldığım parayı saklayabildiğimi saklıyordum öğrenci olmama rağmen tutumluydum. Biriktirdiğim parayı herkesten gizli eğitimime harcadım ders dışında heves ettiğim ehliyet, spor alanında ve müzik enstrümanlardan bir kaçı ders aldım. Müzik yalnızlığa dertlerimi söküp atan sığınacağım limanımdı şarkılar bana yazılmış gibi kendime pay biçiyorum. Sil baştan hayatıma yaşamaya çalıyorum düşüncelerimden sıyıran dış kapının açılması bir süre sonra geri kapanışı oldu. Bu vakitlere kadar uyumamış oğlunu camlarda gelişini gözlemiş
“ saat ka olmuş neredesin sen? “
Uyuyan kocasına duyurmadan fısıltılı konuştu
“ arkadaşlarla takıldım ne var bunda kızacak valide hanım? “
“ üff leş gibi de kokuyorsun yürü baban ayaklanmadan git zıbar “
Daha ne olsun oğlunu kocasına yakalatmadan yatağına götürdü ben yapsam kızılca kıyamet kopardı…..