ASEL
Çınar denen şerefsizin kulağıma fısıldadığı koynuna gireceğimi kabaran arzusunu dindirmem yönündeydi. Beni ne zannediyor? Film o an kopmuştu ortalık saman alevi tutuştu söndürmeye gelen ekiple karakolda son buldu. Hiç ummadığım anda benim lehime verdiği ifadeye şaşırdım. Ne diye şaşırıyorsam kesin bunun altından başka bir şey çıkacaktır. Sanki onun yüzünden karşı cephede kılıcını kuşanarak etrafımı sarmadılar mı? Derdi ne halen öğrenebilmiş değilim cesareti varsa adam gibi karşıma çıkmasını istedim. Bundan sonraki hedefinde yem olamam can sıkıcı hallerinden usandım son dersin ortalarında okula döndük eşyalarımı alacak eve dönecektim. Etrafım bir kez daha kuşatılmıştı canlarına susamışlar diye düşünürken yanımda olduklarını onlara haddini bildirmemi destekleyen sloganlar atıldı. Akıldan çıkıp gitmiş gel şimdi işin içinden sıyrıl sıyrılabiliyorsan? Herkes dağıldığında arkadaş grubuyla karşılıklı çimlere oturduk.
“ ee… bundan sonraki planın ne? Nasıl alt etmeyi düşünüyorsun? “
“ bakarız bil hal çaresine “
“ nasıl olacak? Meydan okudun boşa sallamış olamazsın? “
“ hepimizi toplasan onlar gibi geniş kapsamlı performans sergileyemeyecek olmamızın farkındasın değil mi?“
Her kafadan bir ses çıkıyor
“ sakin kaldığına göre aklından yine ne tilki dönüyor? “
“ sonunda biri anladı “
“ ee… anlat o zaman bizde bilelim “
“ bir kere anlatacağım iyi dinleyin “
Aklımdan geçenler planlarımı tek, tek sıraladım her birine düşen görev listesi oluşturuldu. Zamanımız kısıtlı bir yerden başlamamız gerekli…..
1 AY SONRA….
Final haftasına iki gün kaldı sınavlara çalışırken diğer yandan konser için hazırlık derdine düştük. Gündüz gece iç içe girdi günler birbirini kovalıyordu okul dağıldığında provalar için sabahlıyorduk. Evdekiler bu durumdan pek memnun kalmamışlardı. Özkan ile birlikte atını üstüne getirdik kopan kıyamete rağmen aldırış etmeden kolları sıvadım. İlk rektörlüğün kapısını çaldım bütçe ayırmalarını, sponsor talebinde bulunmam tartışma konusuydu. Madem konser vermem için tutturuyorlar sonuçlarına katlanacaklardı tartışmayı sonlandıran başımın balası sayın hocamız Bartu beymiş. Gerekli bütçeyi, bize sponsor olmayı tereddüt etmeden üstlendiğini sonradan öğrendim. Eğitimcinin yatırım yapması için gereken miktar bellidir bir yerlerde sanki gizli saklı hazinesinin kapısını aralamış önümüze konulan bütçe şok edici. Ucunda ölü yatırımda yapma riski varken yine de taşın altına elini koymuş hangi kafayı yaşıyor? Bilemiyorum. Sırf inat uğruna kabullenmiştim sandığımdan daha zormuş kazığı eğlenceye düşkünlüğümü kabul ediyorum. Fakat işin içine girince bu işlerin bana göre olmadığını eğlencenin keyfi çıkarmanın daha mantıklı olduğunu anladım. Geri adım atamam ikinci aşama ders aldığım hocalarımdan ricada bulunup kursta arkadaş edindiklerime durumu açıkladım. Beni geri çevirmediler bu kadarıyla sınırlı kalmadım çocukluğumu geçirdiğim site içerisinde 20 bloktan oluşan her bir apartmandan çıkabilecek arkadaşlarımla bir araya geldik. Onlarında kanında eğlence akıttığı biliyorum sitenin toplantı salonunu düğün, nişan için faaliyetlere açık olmasından toplanıp akın eder. Pisti işgal altına alır bütün cevherlerimizi gösterirdik onun dışında avaz, avaz şarkılar söyleyerek siteyi inletirdik. Çocuk işte büyüdük yine de içimizdeki o coşku sönmemiş çevrelerinde bu işe yatkın kafa dengi olan arkadaşlarına haber salmışlar. Bizim bölümden birkaç kişi dahil olmuş ekip kurulmuştu aralarında dansçısı, orkestra ekibi, ışıkçısı, kameran dahi bulunuyor. Hatta mimarlık yolunda ilerlese bile içinde dj aşkıyla yanan Çağın ‘ı unutmamak gerek. İlk toplantı masaya yatırıldı repertuvara girecek listelendi, koreografi ve bunun gibi her biri fikirlerini öne sürdü. Hepimize düşen görevleri paylaştık çalışmalara hız kesmeden emek harcadık arada anlaşmazlıklar çıkıyordu. Elbette çözümlenmeyecek hiçbir mesele olamaz harika ötesi iş çıkardığımıza eminim….
Yarın sınavlar başlıyor bugün prova yapılmayacak sabahın köründe eve gelir gelmez kimseye görünmeden odama kapandım. Uykusuz kalmam anlam ifade etmiyor sınava odaklanmalıydım şüphesiz geçeceğimi biliyorum. Bilgileri tazelemeyi elden bırakamam deli gibi soluk almadan çalışmaya başladım…. Bir tek huzurum yoktu şu evde kapalı kapı ardından yükselen sesler insanı çileden çıkartıyor kulaklıkla kulağımı tıkadım müzik sesleri bastırdı... Derse yoğunlaştığım sıra hemen dalmışım ki odama abimin akın ettiğinin farkına varamadım kulaklığı çekip fırlatmasıyla irkildim.
“ ne oluyor be? “
“ sonunda evin yolunu bulabilmişsin? “
“ yani? “
“ bizden izin çıkmadı burnunun dikine giderek sözümüzü çiğnedin. Şu kapıdan içeri adım atarak hiç bir şey olmamış gibi sineye mi çekeceğimi sanıyorsun? ah o güvenlik olmasaydı zorluk çıkarmasaydı sana yapacağımı bilirdim ”
“ her abi gibi yanımda olup desten vereceğine karşımda duruyorsun problemin ne senin? Neden kararlarıma saygı gösterilmiyor? “
“ sahneye çıkarak kahpelik yaparken ne saygısı bekleniyorsun? “
“ senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? “
“ ben gayet ne dediğimi iyi biliyorum her gün mankenlik ajansına gider hazırlanıyorsun okuma bahanesiyle ne yaptığının belli değil mimarlık okuyorum diye bizi ayakta uyuttuğun kesin …. “
Gerisini işitmeye tahammülüm yok attığım tokatın sesi odada yankılandı
“ senin kardeşinim beni ne ile itham ediyorsun? Nasıl bu kadar alçalabilme cesaretinde bulunuyorsun? “
Annem olacak kadın kapının eşinden izleyişi canımı yakıyor kolumdan sıkıca kavradı
“ söyle lan… okuma bahanesiyle ne haltlar karıştırıyorsun? Okul diye nerede kimlerle takılıyorsun? Özcan ile bir olup ne işler çeviriyorsun? “
Birinin artık ona dur demesi gerekir
“ indir o eli benim senin gibi gizli kapaklı işlerim olamaz”
“ hadi ya Kaan geberip gitti onunla kırıştırdığın yetmedi şimdi sıra kardeşi Özcan ‘a mı geldi? “
Kolumu ondan kurtarıp yumruğu suratına indirdim geri sendeleyerek yere kapaklandı. Kaan ‘dan nasıl haberi olduğunu bilmiyorum ama bendeki son damlayı taşırdı.
“ sen nasıl bir yaratıksın? Senin gibi abim olacağına kaldırım taşını tercih ederdim “
“ ehh… sen çok oldun artık “
Ayaklanmasıyla odamı altına üstüne getirmesiyle kavgaya tutuştuk. Gücün bana yetiremeyeceğini bildiği halde saldırıya geçti dur durak bilmiyor. Canımı yakan aldığım darbelerden ibaret değildi uzaktan sessizce seyirci kalan biricik oğluna dur senin kardeşin ne yapıyorsun? Diyerek araya girmeyen kadın. Gözlerimin içine bakarak tek kelime etmeden oğlunun gücünü üzerimde denemesine karşı göz yuman belden aşağı vuran savurduğu küfürlerine kulaklarını tıkadı. Hızını alamamış hırslandıkça hırslandı çalışma masanın üzerinde ne varsa savurup attı.
“ hayır bırak onu “
En sonunda yapacağını yaptı laptopu ikiye bölerek parçalara ayırdı
“ Allah senin belanı versin defolll “
iki gözüm iki çeşme kırmızı sınırı aştı elleriyle hayatımı yok etmeye programlanmış. Odamdan yaka paça def ettim direnmeye canımı yakmaktan geri durmuyor.
“ bütün emeklerimi çöpe attın asla seni affetmeyeceğim “
“ ne emeği lann? başarılı öğrenci tiriplerine girme “
“ daha halen konuşuyor musun? Düne kadar başarınla övünüyor beni utanç kaynağın olarak görüyordun. Şimdi senden üstünlüğümü sindiremiyorsun asıl ben senden utanıyorum defol git kendi pisliğinde boğul “
“ lan alırım şimdi ayağımın altına “
“ hadi denese ne duruyorsun? “
İkimizin pes edeceği yoktu sokak dövüşüne karşılık ustaca öldürücü darbelerim. Araya giren komşular imdadına son anda yetişti kopan gürültüden kapıya dayanmaları onu elimden zor bela elimden aldılar. Evden uzaklaştırılırken küfürlerini sıralayıp tehdit savurarak çekip gitti. Yerle bir olan odama döndüm dağıttıklarını toparladım hıçkırıklar içinde laptopun parçalarını birleştirdim. İçindeki notlarıma erişilmez özellikle Bartu olacak hocanın geçerli sınav notu vereceği proje artık yok dersinden kaldığımın resmiyeti bittim ben başka açıklaması olamaz…..
Hayatımda ciğerlerimden sökülerek soluksuz hıçkırıklara boğularak ağladığım hatırlamıyorum içimde yanan ateş sönmeyecek. Bu evde daha fazla kalamam gidecek yerimde yok yine eşyalarımı toparlayıp odadan çıktım. Karşımda belirmiş nereye dercesine sorgulayan bakışı cevap verecek mecalim kalmadı.
“ elinde çanta nereye gidiyorsun? “
“ bu rad..deye gele..ne kadar aklın nere..deydi?”
Ağlamaktan soluğum yetmiyor kesik cümleler kurmayı başarabilmiştim
“ saçmalama geç odana “
“ bana ait olma..yan yerde bir daki..ka durmam “
“ Aselll “
Ardımdan seslenmesine aldırış etmeden ilk defa kapıyı çarpıp çıktım. Ağlamaktan gözümün önünü göremeyecek kıvama gelmiş. Şişmiş göz kapaklarım güneş gözlüğü kamufle görevini üstlendi nereye gideceğimi bilmeden elimde valizim hızla uzaklaşmak istediğimden durağa gelen ilk otobüse bindim….