Koşuyorduk, durmadan ama her yer sis ve yapraksız çıplak ağaçlar ile doluydu başka hiçbir şey yoktu. Zengetsı en sonunda böyle koşamayacağımı anlamış olacak ki bir hareketle beni kucağına alıp daha hızlı koşmaya başladı. O anda fark ettiğim bir diğer şey ise Zengetsı'nın bedeninin alt kısmını beyaz parlak pullara sahip bir yılana çevirmiş olmasıydı. Beni kucağında tutarken hızlı bir şekilde yerde zikzaklar çizerek sürünüyordu. Hızla açıklık bir alana çıkmaya uğraşıyordu, etrafımızdaki sisten kurtulursak o kadını atlatabilirdik. Zengetsı bir yandan hızla ilerlemeye çalışıyor diğer yanda etrafına bakıyordu. O kadının bizi takip edip etmediğini anlamaya çalışıyordu, bir yandan etrafına bakarken bir yandan da –“ Angel iyi dinle, bu kadın göründüğü gibi değil kendisi ruh yiyen bir yitik tanrı

