42. BÖLÜM

1387 Kelimeler

Gözlerimi açtığımda saatin kaç olduğunu bilmiyordum ama odama güneş ışığı vuruyordu, sanki bütün doğa bile bizim hissettiğimiz gibi hüznü hissetmiş ama sonradan kötü şeylerin bittiğini hissettirmek ister gibi ışınlarını sıcacık bana gönderiyordu. Uyku sersemliği ile saatin kaç olduğunu anlamaya çalışıyordum bulunduğum odada bir saat yoktu. Ayağa kalkıp paytak yürüyüşüm ile uyku sersemliğinden kurtulmaya çalışıyordum. Odanın kapısını açıp mutfak olarak tahmin ettiğim orta kapıyı aralayarak içeriye girdim evet yine müthiş ötesi zekam kendisini kanıtlamıştı zaten zekam ihtiyacım olduğunda devreye girmez ama boş şeyler için efsane çalışırdı. Beni yine şaşırtmayan zekama teşekkür ederek mutfağa girdim, ne kadar sevimli bir mutfaktı burası böyle; öncelikle dışarıya bakan taş tezgahın üzerinde b

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE