Zengetsı, birden durdu, bende durdum ve ona bakmaya başladım. Zengetsı, eline nereden çıkardığını göremediğim bir fener çıkardı. Ben ise hala o feneri nereden çıkardığını düşünüyordum. Normal bir fenerdi tutacak bir sapı kare biçiminde içinde usul usul yanan bir mum vardı. Gündüz vakti bir fenere neden ihtiyacımız olduğunu soracaktım ki Zengetsı, gözlerini kapatarak bir takım sözler söylemeye başladı: ”Cennette açan Sakura çiçekleri, esen meltem, dünyayı aydınlatan güneş, yağmur ve toprağa dikilen bereket, Tanrılar korosuna giden yolu aç bizim ve yolumuzu aydınlatan bu fenerin ışığını çoğalt.” Dediği anda, birden önümüzdeki topraktan ağaç kökleri çıkmaya başladı ve hepsi birbirleri ile iç içe geçerek yuvarlak bir geçiş portalı oluşturdular. Portalı oluşturan köklerin arasında yeşil ufak

