Genç adam kapanan kapıların ardından baktı dişlerini sıkarak. Şu an önüne geleni yakıp yıkmak istiyordu. İçi kendine duyduğu öfke ile öyle bir çağlıyordu ki, göğsünü eritecekti neredeyse. "Aptal Kelebek" dedi üzüntü ile karışık öfke ile. Kendisini bu kadar sevmeseydi, kalbini kırdığında uzaklaşsaydı şimdi yaşadığı acıyı hiç yaşamazdı. Yine kaybediyordu. Kendisini seven bir kadın daha onun yüzünden can çekişiyordu içeride. "İyi olacaklar abi" Mert'in sesini duysa da keskin yeşillerini sapladığı kapıdan çekmedi. "Bana bir şey olursa kızımızı seç dedi Mert" hala inanamıyordu. Ömür hiç görmediği bebek için kendinden vazgeçiyordu. Böyle fedakarlığı yalnız anneler yapardı. Kendi annesi de onu seçmişti. Büyük günah işleyerek canına kıymıştı. Sırtını yasladığı duvara kafasını vurmaya başladı.

