Pusat arabayı otelin otoparkına parkedip yüzünü Olivia'ya döndü ve sert bir sesle "İn!" dedi. Yol boyunca hiç susmayan Olivia kapının kulpunu çevirip arabadan indi ve iner inmez ona ters ters bakan Pusat'a dil çıkardı. "Pis Pusut." Pusat arabayı kilitleyip Olivia'nın yanına geldiğinde homurdanarak "Yine ne yaptım?" diye bıkkın bir sesle sorduğunda Olivia ellerini göğsünde birleştirip "Ben gezmek istemek söyledi ama sen kızdı. Ben de sen sinirli olmak korktu." Türkçesi Ben gezmek istediğimi söyledim ama sen kızdın. Ben de sen sinirli olunca korkuyorum. Pusat anlamamış bir şekilde "Ne diyorsun ya?" diye sordu. Olivia'nın Türkçedeki zaman ekleriyle sıkıntısı vardı. Geçmiş zaman haricindeki zaman eklerini bilmiyordu. Olivia tam İngilizce konuşmaya başlayacakken Pusat bunu anlayıp işare

