Elena kuruyan göz pınarlarının artık sızladığını hissediyordu. Yüreği gibi her yeri sızlıyor bin parçaya bölünüyor ama nasıl oluyorsa ölmüyordu. Sıkışan kalbi onu nefessiz bırakacak bir ağrıyla kavururken at arabasının sarsıntısı yüzünden de midesi alt üst haldeydi. Nasıl bulmuştu o pislik, onları nasıl Leo'yu kaçırmıştı. O iğrenç adamın Jewel'in kapısının önüne bıraktığı notla anlamıştı Leo'yu o adamın kaçırdığını telaşla elbisesinin cebine sıkıştırdığı buruşuk kağıdı çıkardı ve yazılanları tekrar okudu. "Benim güzel, tatlı Mia'm, küçük sıçanın elimde eğer onun yaşamasını istiyorsan sahibine hemen dön. Seni çok özleyen sahibin ve oyun arkadaşın dük, Aron Jeremiah." Yazıyordu lanet olası kağıtta. Bu o pisliğin el yazısıydı nerede olsa tanırdı Elena, korku bütün vücuduna dalga dalga ya

