Hasan, sabah namazından sonra evin önünde sessizce çayını yudumluyor du. Kararı çoktan vermişti. Hoca efendinin sözleri kulaklarında çınlıyordu: "Kızını bana ver. Onu günahlarından ben arındırırım." O gün Berfin’i okula göndermedi. Öğlen vakti kızının kolundan tutup kalabalık sokağa çıkardı. Ayşe ağlamaktan gözleri şişmişti ama kocasının yanında tek kelime edemiyordu. Mahallede kadınlar çamaşır seriyor, çocuklar oyun oynuyordu. Bir anda herkesin bakışları Berfin’e çevrildi. Hasan’ın sert adımları, kızının utançtan kızarmış yüzü, dedikodunun fitilini ateşledi. "Vah yazık, Berfin’i okuldan alıyorlar." "Daha on altı yaşında kız, koca diye hoca efendiye veriyorlarmış." "Hoca dediğin adam ellisini geçmiş… gözü küçücük kızda mıymış meğer!" Dedikodular bir çığ gibi yayıldı. Kimi fısıldıyor,

